Akkuyu Hukuksuzlukları

nuclear-party-11970 yılından beri Türkiye gündeminde olan Akkuyu Nükleer Santrali projesi, 2000 yılında Greenpeace ve pek çok sivil toplum kuruluşunun çalışmaları ve halkın tepkileri sonucu iptal edilmişti.
Aradan yıllar geçtikten sonra tekrar gündeme gelen proje için 2010 yılında Rusya ile anlaşma imzalandı. Bu anlaşma süreci ve sonrası, şeffaf olmayan ve hukuksuzluklarla dolu bir beş yılı geride bıraktık:

1. Bu proje için iptal edilen ihaleyi tekrar etmeyen hükümet, Rusya Federasyonu Devleti ile 12 Mayıs 2010 tarihinde “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya Federasyonu Hükümeti arasında Türkiye Cumhuriyeti’nde Mersin ili, Akkuyu Sahası’nda Bir Nükleer Güç Santralinin Tesisine ve İşletilmesine Dair İşbirliğine İlişkin Anlaşma” imzaladı.

Süreç daha en başından şeffaflıktan uzak yürütüldü. Kamuoyu ile paylaşılmayan anlaşmanın detayları Greenpeace, Küresel Eylem Grubu ve Yeşiller Partisi’nin 22 Haziran 2010 tarihinde ortak düzenlediği basın toplantısında kamuoyuna sızdırıldı. Ortaya çıkan gerçekler, bu anlaşma ile AB ile bağların koparıldığını, TAEK’in güvenlik konusundaki yetki alanının sınırlandırıldığını, atık sorununa bir çözüm getirilmediğini ve akıllı enerji sisteminin kurulması önünde dev bir engel oluşturulduğunu ortaya koyuyordu.

2. Temmuz 2010 tarihinde, nükleer karşıtları, 170.000 nükleer karşıtının imzalarının bulunduğu kutularla birlikte, Meclis önünde milletvekillerini nükleer anlaşmaya hayır demeye çağırdı. Eylemciler gözaltına alındı. Serbest bırakıldıktan sonra haklarında dava açılan eylemciler yedi ay boyunca yargılandıktan sonra suçsuz bulunarak beraat etti.

3. 11 Mart 2011’de Fukuşima’da nükleer santralde meydana gelen kaza, dünyanın en büyük nükleer felaketlerinden birine neden oldu.

Kaza sonrasında pek çok ülke nükleerden vazgeçerken, Türkiye’de dönemin başbakanı Erdoğan, nükleer santrallerin ülke sınırlarını bile aşabilecek risklerini ‘Nükleer programda takvim işliyor. Evdeki mutfak tüpü de riskli”’ açıklamasıyla değerlendirdi.

4. 1 Mart 2012 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, web sitesinden, Akkuyu Projesi ile ilgili rapor ve ekleri paylaştı. Rapor eksikliklerle doluydu.

5. 29 Mart 2012 tarihinde Mersin, Büyükeceli beldesinde halkın katılımı toplantısı düzenlendi. Toplantıda nükleer istemeyen kişiler ve çevre örgütleri, Akkuyu NGS projesini protesto etti. Protesto nedeniyle sağlıklı bir ortamda yapılamayan toplantı, kayıtlara ‘gerçekleştirildi’ olarak geçti.

6. Ek süre istenip hazırlanan ÇED raporu 4 Temmuz 2013 tarihinde Bakanlık’a sunuldu. Eksikliklerle dolu olan rapor, 15 Temmuz’da uygun bulunmayarak firmaya iade edildi.

7. 28 Ağustos 2013 tarihinde ÇED raporu halkın görüşüne açıldı. Türkiye çapında 3000’e yakın resmi imzalı dilekçe ilgili resmi kurumlara sunuldu. Ancak, bu görüşlerin ne kadar dikkate alınıp alınmadığına dair de herhangi bir şeffaflık söz konusu değildi.

8. 1 Ekim 2013 tarihinde, Greenpeace İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu toplantısına katılarak, nükleer enerji santrali projesine itirazlarını dile getirdi. Greenpeace eylemcileri, toplantıyı protesto etti.

9. 22 Ağustos 2013 tarihinde revize edilerek Bakanlık’a sunulan ÇED Raporu 1 Ekim 2013 tarihinde, ikinci kez eksiklikler ve hatalı bilgiler nedeni ile iade edildi.

10. 24 Temmuz 2014 tarihinde ikinci İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu toplantısı yapıldı. Greenpeace İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu toplantısına katılarak, nükleer enerji santrali projesine itirazlarını dile getirdi. Greenpeace eylemcileri, toplantıyı protesto etti.

11. 24 Ekim 2014 tarihinde 3700 sayfalık ÇED Raporu halkın görüşlerine açıldı ve itiraz ve görüşlerin sunulması için 10 günlük ek süre verildi. Aynı gün, binlerce kişi ve pek çok sayıda kurum, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na itirazlarını bildirdi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kendisine ulaşan binlerce itiraz dilekçesine hiçbir cevap vermedi.

12. 1 Aralık 2014 tarihinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Türkiye’yi ziyareti sırasında, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan bir basın açıklaması ile, ÇED Raporu’nun kabul edilerek, ÇED Olumlu Kararı’nın verildiği duyuruldu. Bakanlık, ÇED Raporu’nun son halini, web sitesinde iki gün boyunca paylaşmadı.

13. Vladimir Putin’in Türkiye’yi ziyaretinden 1 gün sonra, Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce ÇED Olumlu Kararı’nı “Tut ki, biz Putin’e bir jest yaptık. Ne olur, olsun ne var yani?” sözleri ile savundu.

14. Greenpeace, Nükleer Karşıtı Platform, meslek odaları, içlerinde milletvekilleri, belediyeler, onlarca kişi ve kurum, 31 Aralık 2014 tarihinde, Akkuyu NGS ÇED kararından davacıyız diyerek, ÇED Olumlu Kararı’na karşı Mersin İdare Mahkemesi’nde dava açtı.

15. 12 Ocak 2015’te çıkan bir haber ile ÇED Raporu’nda sahte imza olduğu iddiaları ortaya çıktı.

16. Mart ayında Akkuyu NGS A.Ş. 5 milyon TL’lik tanıtım bütçesi ile, çocukların kullanıldığı ve kamuoyunun yanlış bilgilendirildiği reklamları dolaşıma soktu. Elektrik Mühendisleri Odası, RTÜK reklam kuruluna itirazda bulundu. Reklamlardan birinde pilot olarak yer alan kişi kandırıldığını ve reklamın nükleer enerji santrali reklamı olduğundan haberdar olmadığını beyan etti.

17. Akkuyu NGS projesinin deniz yapılarının inşaası ile ilgili gerçekleştirilen ihaleyi Cengiz İnşaat A.Ş. aldı. İzinlerin tamamlanmamış olmasına rağmen, Enerji ve Tabii kaynaklar Bakanı katılımı ile deniz yapıları temel atma törenini Mersin Akkuyu’da gerçekleştirdi. NKP üyeleri ve Greenpeace gönüllüleri eş zamanlı pek çok ilde ‘Nükleer Öldürür’ sloganıyla eylemler gerçekleştirdi.

Yazı: http://www.greenpeace.org/turkey/tr/news/akkuyu-hukuksuzluklari-040915/


Özlem Agun tarafından eklenmiş son yazılar:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir