“Başka türlü bir sabaha uyanabilmek…”

Doğanın Melek Tozları

Doğanın Melek Tozları

” Bugün insanoğlu, kendi yarattıkları yüzünden kendini toptan yok etme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Teknoloji artık insanın kontrol sınırlarından daha ileriye gitmiştir. Ozon tabakası yırtılmış, yeraltında yapılan atom bombası denemeleri nedeniyle tüm dünyadaki fay hatları harekete geçmiştir! Artık çok tehlikeli bir noktadayız!

Ruhsal, dinsel, teknolojik ve askeri kirlenmelerin nasıl öldürücü bir silaha dönüştüğünü kavradığımız zaman, üzerinde yaşadığımız ve tüm varlığımızı borçlu olduğumuz gezegeni yok ettiğimizi anlamaya başlayacağız! Yarattığımız gücü kontrol etmekte başarılı değiliz. İcat etme yeteneğimiz, avare aklımızın çok ötesinde ilerliyor! Yaşam kaynağı atomu parçalayarak, onu yok edici bir hale getirip, kozmozun yasalarını kötüye kullanan bir canlı türüyüz!!

Bugünkü görüntümüzle kainat örgüsünün zararlı düğümünü oluşturuyoruz. İyi-kötü bütün duygularımızın, dünyanın bir yerinde yaşanan bir olayın, güzelliğin, çirkinliğin, gezegenimizin ve evrenin her noktasına yayıldığını, tepkiler yarattığını duyumsayabilen, kainat bilincine ulaşmış evrensel sevgi birliği insanları olabilmeyi öğrenmeliyiz!.. Yoksa! Kainat, yasası gereği bizi hiçleyerek, yok ederek güzele dönüşmeyi sürdürecektir… Eğer biz, bütün nükleer oluşumların uzağında çok etkin bir çevre korumaya ve küreselleşme yalanlarının ötesinde gerçek evrensel kardeşliğe uyanmazsak; doğa, felaketlerle bezenmiş yok oluş senaryolarını acımasızca sahnelemeye devam edecektir. Yakın semalarımızda gezinen tanımlanamayan uzay ışıkları; bizi kainatın barışçıl dokusuna uymamız için uyarmak isteyen evrensel dostlarımız olabilirler…

Bütün bu felaketli gidişe karşın, evrensel sevgi planetinin ışıklı geleceğinden yana olan umudumu hiç yitirmedim! Çağı yakaladığımız güzelliklerin yanı sıra, hayatlarımıza duyarsızlıklar ve felaketler taşıyan bindokuzyüzlerin artık geçmişte kaldığı bir büyülü milenyum miladı sonrasında, başka türlü bir sabaha inanıyorum… Bütün bu yara berelere karşın ‘Altın Çağ’a ulaşacağız!..    Işık ve sevgiyle… ”  (İlhan İrem-Altınçağa Köprü)

Röportaj: www.ozlemsuyev.com

” Bitmeyen bir katliam, Dünya seyir duruyor, karanlıklar yürüyor, geceler yarim oldu ! ”

Aslında tüm bunları günden güne daha iyi gözlemler ve hisseder olduk ! Yaşamaktayız. Bir gidişat mevcut. Zaman zaman kötüye doğru olduğu hissedilen ama yürek gözü açık aydınlık insanlarca aslında başka türlü bir seyrin de devam ettiği bir sürecin belki de tam ortasındayız ?!

Dünyamızda yıllardır sürmekte olan ve halen devam eden tüm çevresel felaketlerin, her gün yeni “gelecek senaryolarıyla” arttığı bugün, bizler gezegenimize olan gerekli vefayı göstermiyoruz ! Ve evet, ne yazık ki artık O da yasası gereği bizi hiçleyerek, yok ederek güzele dönüşmeyi sürdürüyor. Şimdilerde yardım istemeyi bıraktı, kendi yöntemiyle çözümler aramakta. Duyarlı olan bugünün azınlık insanları olarak üzülmekten çok daha fazlasını yapmazsak bir an gelecek “uyanmışlığımız” da fayda etmeyecek emin olun. Daha fazla insana çevre bilincini aşılamamız ve kendi yaşamımızda çevre adına yaptığımız fedakarlıkları bir kere daha gözden geçirerek özeleştiri yapmamız şart..tekrar…ve tekrar. Her dönem dünyevi koşuşturmacalardan silkinip bunu yineleyebilmek. Arınmak !

O zaman, çevre kıyımına katkısı olan tüm yasalardan öte bir kudrete sahip, herbirimizin içindeki o ışığın değeri kendini gösterecek ve dönüşüm başlayacak. Sanal ortamın bu mücadelede her geçen gün öneminin daha fazla arttığı aşikar.

Hadi…Başlayalım mı ?..

” Eğer bir gün hayatınızda bir dönüşüm olacaksa; O gün yobazlıklarla, bağnazlıklarla, haksızlıklarla ve duyarsızlıklarla kavga eden, bugünlerin azınlık insanlarına şükretmelisiniz. ”

Alper Arın


Alper Arın tarafından eklenmiş son yazılar:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir