Bu ülkenin zeytincilerine

Bu ülkenin zeytincilerine;
 

    2005 yılında yasalaştırılan maden kanununda, 4086 sayılı  zeytincilik yasasının 20.maddesi yine değiştirilmek istenmişti. Zeytincilik yasasını çıkaran değerli Melih Pabuçcuoğlu ağabeyimiz sağdı ve ilerlemiş yaşı,sağlık durumuna karşı “NAMUSUM”  DEDİĞİ  zeytin yasasının delinmesini engellemek amacı ile zeytincilikle ilgili bütün kurum ve kişilerin çok büyük destek ve etkileri ile yasanın değiştirilmesi engellenmişti.

 

Şimdi;

    Maden yasasının çıktığı günden bu yana mahkemelerin verdiği sayısız karar ile günümüze kadar geçen sürede zeytin yasasının delinememiş olması ne denli doğru olduğu yaşanarak da görüldü. Ancak düşman hiç uyumadı ve zeytin yasasını delmek için çabalarını aralıksız sürdürmeye devam etti. Uluslar arası kirli geçmişi ve bu günü ile de rezilliği tescilli emperyalist yağmacılar, içerideki işbirlikçileri ile çok iyi bildikleri lobicilik ve satın alma faaliyetlerini hiç ama hiç durdurmadılar.  Meclis kürsüsünden yalan söyleyen milletvekillerini ve bakanları bu ülkenin insanları gördü..  uzun bir süreden bu yana zeytin yasasında yapılmak istenen değişikliği sakladılar. Bakanlıklardan “başbakanlığın talimatı” gerekçe gösterilerek taslağa ilişkin bakanlık görüşleri birkaç saat içinde yazdırılarak “olumlu” görüşler alındı..

Geldiğimiz noktada;

    Eğer bu ülkenin zeytincisiyim, bana atalarımdan kalan emaneti gelecek kuşaklara teslim etmek görevini yerine getireceğim, “NAMUS” bilenlerin emanetine ihanet ettirmemeyi kendine “NAMUS BORCU”  biliyorsak 2005 yılındaki tepkilerden daha büyük ve etkili tepkiyi göstererek zeytin yasasında yapılmak istenen bu değişikliği durdurmak   zorundayız.

Eğer şimdi bu girişim durdurulamazsa ;

Ülkemiz zeytinciliğinin içine düşürüldüğü ekonomik ve politik sorunları kökten çözülerek

-          ZEYTİNCİLİĞİMİZ BİR DAHA VAR OLAMAYACAK BİÇİMDE YOK EDİLMİŞ OLACAKTIR.

-          BU KERE YAPILAN SALDIRI ÖNCEKİLERDEN ÇOK FARKLI VE ZEYTİNCİLİĞİMİZİN YOK EDİLMESİ SONUCU OLACAKTIR,

-          YAPILMAK İSTENEN DEĞİŞİKLİK ZEYTİN YASASININ 20 MADDESİNİNE İLİŞKİN DEĞİL, TAMAMININ İŞLEVSİZ HALE GELMESİ ANLAMINA GELECEKTİR,

-          VE EN ÖNEMLİ SORU ŞUDUR; NE OLDU DA DAHA DÜN BU KONUDA KARAR VEREN BİR PARLEMENTO BU GÜN BU KARARINI DEĞİŞTİRME FİKRİNİ TARTIŞMASI ÖNERİLİYOR VE KOMİSYONDAN KARAR ÇIKIYOR?

-          EMPERYALİST YAĞMA VE TALANCILARIN ÇIKARI MI,MİLYONLARCA İNSANIN EMEĞİ,ALIN TERİ VE  GELECEĞİ Mİ?

 

Karar vermek ve bu saldırıyı  durdurmak için ger geçen gün kabul anlamına geleceği tartışmasızdır.

Kolay gelsin.

Murat Narin

 

   -ZEYTİN ALANLARINDA ENERJİ ÜRETİMİ YAPILABİLECEK

-TBMM ÇEVRE KOMİSYONU, ZEYTİNLİK SAHALARI İÇİNDE VE BU SAHALARA

3 KİLOMETRE MESAFEDE, ZEYTİNYAĞI FABRİKASI VE YENİLENEBİLİR ENERJİ

KAYNAKLARINA DAYALI ELEKTRİK ÜRETİM TESİSLERİ KURULMASINI ÖNGÖREN

KANUN TEKLİFİNİ KABUL ETTİ

    TBMM (A.A) – 13.01.2010 – Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede, zeytinyağı fabrikası ve yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesisleri kurulabilmesini öngören kanun teklifi, TBMM Çevre Komisyonunda kabul edildi.

    Komisyon, Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifini, tali komisyon olarak ele aldı.

    Teklif sahibi AK Parti Kütahya Milletvekili Soner Aksoy, düzenlemenin kabul edilmesiyle, zeytin sahalarında, başta rüzgar ve güneş olmak üzere yenilenebilir enerji kaynakları kurulabileceğini de belirtti.

    MHP Çanakkale Milletvekili Mustafa Kemal Cengiz ise zeytin sahalarının çok fazla olduğu Ege Bölgesinin rüzgar enerjisi için uygun olduğunu dile getirerek, “Ancak bu kanun bazı yeni gelişmelere yol açar mı? diye endişe ediyorum. ‘Tesis’ kelimesi adı altında, çevreye zararlı olabilecek bazı tesisler de bu kapsama girebilir mi? diye düşünüyorum” dedi.

    Komisyon Başkanvekili, AK Parti Hatay Milletvekili Mustafa Öztürk, az sayıda zeytin ağacı bulunan bazı bölgelerin zeytin sahası olarak belirlendiğini söyledi. Öztürk, bu çerçevede zeytin alanlarının ne kadar olduğunun iyi bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini ifade etti.

-”BU ALANLAR DARALTILABİLİR”-

    Madenciliğin zeytin sahalarına zarar verebileceğini işaret eden Öztürk, “Zeytinyağı oluşumunda ortaya çıkan karasu, evsel atıklardan 5 kat daha çevreye zararlı. Maden alanları gibi, zeytinyağı fabrikaları da bu alanların içinde yapılmasın” dedi. Mustafa Öztürk, 3 kilometrelik mesafenin çok olduğunu ifade ederek, bu alanın daraltılabileceğini söyledi.

    Komisyon Başkanı Haluk Özdalga da zeytinciliğin korunan bir sektör olduğunu belirterek, zeytin alanları içinde maden aranmaması gerektiğine işaret etti.

    AK Parti Aksaray Milletvekili Ali Rıza Alaboyun, madenciliğin zeytin sahaları içinde değil, dışında yapılması gerektiğini vurguladı.

    Tarım ve Köyişleri Bakanlığı temsilcisi Ali Karaca, belli bir yerde zeytin ağacı kümesinin olmasının, oranın zeytin sahası olduğu anlamına gelmediğini, tapularda zeytin alanlarının belli olduğunu belirtti.

    Türkiye’de şu anda 774 bin hektar zeytin sahasının bulunduğunu dile getiren Karaca, bunun tarım sektöründeki payının yüzde 3,5 olduğunu bildirdi. Ali Karaca, 2000′li yıllarda ülkede 99 milyon zeytin ağacı varken, bugün bu sayının 153 milyona çıktığını kaydetti.

Müzakerelerin ardından, teklif kabul edildi.

     Komisyon, esas komisyon olan TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonuna, 3 kilometrelik mesafenin çok uzun olması nedeniyle bu sahanın daraltılması ile zeytin sahaları içinde faaliyet gösterebilecek işletmeler arasında yer alan “tarımsal sanayi işletmeleri” cümlesinin başına “küçük ölçekli” ibaresinin eklenmesi önerilerinde bulunacak.

(COŞ-MER)

13.01.2010 13:49:32


Alper Arın tarafından eklenmiş son yazılar:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>