Dertleri Yargıya Fren

Özelleştirme ve çevreye zarar veren uygulamaların denetlenmesi önlenecek

Amaç yargıya fren

AKP, anayasa değişikliğiyle yargının nükleer ve termik santrallar ile özelleştirmeler konusundaki denetleyici yaklaşımını aşmayı hedefliyor. Eski İzmir Barosu Başkanı Noyan Özkan, yargının yapısının değişmesi durumunda birkaç yıl içinde neoliberal görüşe sahip kişilerin yargıda görev alacağını vurgulayarak “Ne çevre ne de sosyal devlet davası açılabilir” dedi.

Dertleri yargıya fren

AKP hükümetinin yargıyı yeniden şekillendirmedeki önemli amaçları arasında nükleer ve termik santrallar ile peşkeş niteliğindeki özelleştirmeler de yer alıyor.

AKP, anayasa değişiklik paketi ile iktidara geldiği gün “güvenmediğini” duyurduğu yargının özellikle nükleer ve termik santrallar ile peşkeş boyutlarına varan özelleştirmeler konusundaki engelleyici yaklaşımını aşmayı hedefliyor. Çevre duyarlılığıyla tanınan eski İzmir Baro Başkanı Noyan Özkan, yargının yapısının değişmesi durumunda birkaç yıl içerisinde neoliberal görüşe sahip kişilerin yargıda görev alacağını vurgulayarak “Artık ne çevre ne de sosyal devlet davası açılabilecektir” dedi.

Danıştay’ın çevre ve sosyal devlet ilkesi kapsamında açılan davalarda “kamu yararını” gözeterek verdiği kararlardan duyduğu rahatsızlığı her fırsatta dile getiren ve idari yargıyı yerden yere vuran AKP “yargının denetimini” anayasa değişikliğiyle aşmaya çalışacak. Çevre aktivisti eski İzmir Baro Başkanı Özkan, asıl sorunun özelleştirmelerde başladığını, birçok KİT’in Danıştay’ın olaylara “kamu yararı” açısı ve karşı duruşuyla başladığını anımsattı. Özkan, “Sonradan şirketler medyasının basını aracılığıyla yapılan propagandasıyla bu aşıldı. Birçok KİT bu şekilde yabancıların eline geçti. Ardından hükümetin neoliberal iktisat politikası sonucu bütün kıyılar, ormanlar, Hazine alanları adeta bir satış kampanyasıyla yatırımcılara sunuldu” dedi.

AKP’nin kimi girişimcilere büyük vaatler verdiğini kaydeden Özkan, “Özellikle meslek odalarının, çevrecilerin açtıkları davalarda Kuşadası-Ofer, Dubai Towers gibi yatırımlar için sözler verildi. Bunların bir kısmı yargı kararıyla durduruldu. Ancak kamuoyuna yansıtıldığı gibi Danıştay genel olarak hükümete engel olmuş da değil. Hükümet birçok konuda engeli aştı. Kimi zaman yargı kararını uygulamayarak kimi zamansa hukuku dolanarak bildiğini yine okudu” değerlendirmesini yaptı. Politikacıların yargının kendi işlerine “burnunu sokmasını” istemediklerini vurgulayan Özkan şunları söyledi: “Danıştay’ın özellikle imtiyaz sözleşmeleri, tüzüklerle ilgili bir denetim yetkisi var. Bu hükümetin canını sıkıyor. İdarenin denetimini daha sağlıklı ve seri şekilde yapmasını sağlayacak bir reform yapılması gerekirken şimdi 12 Eylül Anayasa’nın gerisine düşülüyor. Örneğin 125. maddede yapılan değişiklikle idari yargının hiçbir surette yerindelik denetimi yapamayacağı yolunda yeni bir darbe yapılıyor. Bu hüküm yasada var. Ancak Danıştay yıllardır özelleştirme ve diğer çevre koruma davalarında kamu yararından hareket ederek yerindelik denetimi yapıyor. Bunu anayasaya koymak suretiyle Danıştay’ın yorumunun önünü kesmek ve böylece yandaş medyada büyük bir müjde gibi verilen yeni bir idari yargılama sürecinin önü açılmak isteniyor. Anayasa Mahkemesi ve HSYK’nin yapılarındaki değişiklikle 2-3 sene içinde buralara daha tutucu, neoliberal görüşte, tekelci sermayenin yapısına uygun kişiler gelecektir.”

Erdoğan’ın “ciğerlerimize kadar bize kan ağlatıyorlar” sözleriyle tepki gösterdiği ve idari yargının kamusal yarar açısından iptaline ve yürütmesinin durdurulmasına karar verdiği dosyalardan öne çıkanlar şöyle:

Galataport: 2006’da İsrailli işadamı Sami Ofer ile Türk ortağı Mehmet Kutman tarafından alınan ve sonrasında iptal edildi.

Güneysu: Güneysu’da kurulması planlanan 2 HES için Rize İdare Mahkemesi’nde yürütmenin durdurulmasına karar vermişti. Ancak inşaata devam edilmesi üzerine güvenlik güçlerinin baskınıyla inşaat durduruldu.

Akkuyu nükleer santralı: TMMOB’nin santral kurulmasına ilişkin yönetmeliğin yürütmesi, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nca durduruldu. Yer tahsisi ve aktif elektrik enerjisi birim satış fiyatına ilişkin maddeler yönünden karar alındı.

Aliağa Termik Santralı: 49 yıllığına termik santral kurulması ve elektrik izni verilmesini içeren EPDK kararı durduruldu.

Boğaz özelleştirmesi: Danıştay, 9 otoyol ve 2 boğaz köprüsünün işletme hakkı devri yöntemiyle özelleştirilmesine ilişkin Özelleştirme Yüksek Kurulu kararının yürütmesini durdurdu.

İzmir limanı: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, TCDD Genel Müdürlüğü’ne ait İzmir yürütmesini durdurdu.

Şeker özelleştirmesi: Türkiye Şeker Fabrikaları’na ait Kastamonu, Kırşehir, Turhal, Yozgat, Çorum ve Çarşamba şeker fabrikalarının bir bütün halinde özelleştirilmesi durduruldu.

Altına durdurma: Kışladağ’da altın madeni aranmasına ilişkin Çevre Bakanlığı kararı durduruldu.

Erdemir: OYAK’a devrine ilişkin Rekabet Kurulu kararı, Danıştay 13. Dairesi tarafından durduruldu.

Petkim: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Petkim’in yüzde 51 oranındaki hissesinin blok satışına ilişkin özelleştirme şartnamesinin yürütmesini durdurdu.

İGDAŞ: Danıştay 13. Dairesi, doğalgaz şirketi İGDAŞ’ın özelleştirilmesi için İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’na yetki veren belediye meclis kararının yürütmesini durdurdu.

Maden arama: Anayasa Mahkemesi de orman niteliğini kaybetmiş alanlarda maden aranmasına olanak tanıyan yasa hükmünü iptal etti.

Cumhuriyet – (16.07.2010)


Alper Arın tarafından eklenmiş son yazılar:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir