<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Doğanın Melek Tozları</title>
	<atom:link href="http://doganin.melektozlari.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://doganin.melektozlari.com</link>
	<description>Yaşadığı yeryüzüne saygılı İlhan İrem dinleyicileri</description>
	<lastBuildDate>Mon, 30 Aug 2010 16:29:02 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Orada Kimse Yok Mu?</title>
		<link>http://doganin.melektozlari.com/orada-kimse-yok-mu</link>
		<comments>http://doganin.melektozlari.com/orada-kimse-yok-mu#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 16:29:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Alper Arın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Allianoi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://doganin.melektozlari.com/?p=847</guid>
		<description><![CDATA[DİKKAT! İNSANLIĞIN BİR ORTAK MİRASI DAHA BU TOPRAKLARDA YOK EDİLİYOR !
Allianoi, Dünya&#8217;nın sayılı sağlık merkezlerinden biri olduğunu ve ne kadar önemli olduğunu bütün dünya kabul etmiştir. Ören yeri, 2001 yılında Bakanlık tarafından 1. Derecede Arkeolojik Sit Alanı ilan edilmiştir. Antik merkezin sadece %20 si kazılabildiği için, insanlık tarihinin pek çok bilinmezini barındırıyor. Allianoi hakkında yazılmış [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>DİKKAT! İNSANLIĞIN BİR ORTAK MİRASI DAHA BU TOPRAKLARDA YOK EDİLİYOR !</p>
<p>Allianoi, Dünya&#8217;nın sayılı sağlık merkezlerinden biri olduğunu ve ne kadar önemli olduğunu bütün dünya kabul etmiştir. Ören yeri, 2001 yılında Bakanlık tarafından 1. Derecede Arkeolojik Sit Alanı ilan edilmiştir. Antik merkezin sadece %20 si kazılabildiği için, insanlık tarihinin pek çok bilinmezini barındırıyor. Allianoi hakkında yazılmış altmışın üzerinde kitap, makale yayınlanmış, çok sayıda doktora ve yüksek lisans tezi hazırlanmıştır.  Ancak 2006 yılından bu yana bilimsel kazı ve araştırma projesine izin verilmemiştir.</p>
<p><span id="more-847"></span>2006 yılına kadar Kültür Bakanlığı gerekli desteği vermiş,  hatta web sayfasında yayınlamıştır. DSİ ise, Allianoi ismini hatta mevcut kültür varlığını bile başından bu yana kabul etmemiş Allianoi&#8217;u su altında bırakma hükmünü kendince vermiştir. Kültür Bakanlığı&#8217;na bağlı Koruma Kurulu Allianoi ile ilgili onlarca karar almış, her defasında ne yazık ki bir önceki kararından biraz daha geri adım atmıştır. Ancak toplumun duyarlığı sayesinde bugüne kadar korunabilmiştir. Nihayet kurul üyelerine aktif aleni baskı sonucu, koruma kurulu, sorumluluğu bakanlığın kendi seçtiği ve bu konuda deneyimi olmayan bilim kuruluna atarak, su altında kalması yönünde karar vermiştir.</p>
<p>Türkiye&#8217;de başta Allianoi Girişim Grubu olmak üzere pek çok STK bu kararı protesto etmiş, mücadeleye sonuna kadar devam kararı almıştır.  Türkiye, Avrupa kültürünün de temelini oluşturan bu mirasa karşı son derece duyarsızdır. Bu yüzyılda Dünyanın hiçbir yerinde örneği olmayan Dünya&#8217;nın en büyük ve en sağlam kalmış Ilıcası ve yerleşimini  su altında da korunur aldatmacası ile DSİ konuya duyarlı sanatçıları, STK&#8217;ları ve Mahkemeleri aldatmaya yönelmiştir.</p>
<p>Allianoi&#8217;daki bilimsel kazıların tamamlanması ve gerçek anlamda korunması için bugüne kadar açılan onlarca davada da yürütmeyi durdurma kararları verilmiştir. Bugüne kadar, hukuk, idarenin katliam planına engel olabilmiştir. Ancak her hukuki kazanımdan sonra Anıtlar Yüksek Kurulu ve Bölge Koruma Kurulu metin üzerinde küçük değişiklerle &#8216;hukuku arkadan dolandığı&#8217; gözlemlenmiştir. Bu nedenle bir &#8216;oldu bittiye&#8217; getirilmemesi için konu iki yıl önce kapsamlı bir dosya ile AHİM&#8217;e taşınmıştır. AHİM İnsanlığın Ortak Kültür Mirası olan Allianoi ile ilgili hukuk dışı uygulamaları görmüş ve bu  başvuruyu kabul etmiştir. Dava halen devam etmektedir.</p>
<p>Ancak, DSİ geçen hafta, yürütmeyi durdurma kararına rağmen, alanda fiziki müdahaleye başlamış, bütün STK&#8217;lara ve bilime karşın akıllara sığmayacak projeyi ne yazık ki uygulamaya koymuştur. Kısaca, basının, Meslek Odaları&#8217;nın, STK Gözlemcilerinin ve Bilimsel Kazı Heyeti&#8217;nin girişini yasaklayarak Allianoi&#8217;da &#8216;katliama&#8217; başlanmıştır.</p>
<p>ݒDS&#8217;nin ekonomik gelişme, idarenin demokrasi, çağdaşlık ve AB girme safsataları ile Dünya Uygarlık Mirası Listesi&#8217;ne girebilecek nitelikte 2000 yıllık bir Sağlık Merkezi Allianoi bugünlerde bütün dünyanın gözü önünde  katledilmeye başlanıyor.</p>
<p>Oralarda kimse yok mu !!!</p>
<p>Dr. Ahmet YARAŞ</p>
<p>Allianoi Kazısı Bilimsel Heyet Başkanı</p>
<p>www.allianoi.org</p>
<p>e mail : ahmetyaras@hotmail.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://doganin.melektozlari.com/orada-kimse-yok-mu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Merhaba Su Çocuklar !</title>
		<link>http://doganin.melektozlari.com/merhaba-su-cocuklar</link>
		<comments>http://doganin.melektozlari.com/merhaba-su-cocuklar#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Aug 2010 16:06:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Alper Arın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Allianoi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://doganin.melektozlari.com/?p=844</guid>
		<description><![CDATA[Direniş her yerde sürüyor. Kuşatıldık ve birleştik. Tahminlerinin ötesinde. Yaşarken şaşırtıcı olmak önemli. Bugün Senoz&#8217;da, Loç&#8217;da, Hasankeyf  ve Yuvarlakçay&#8217;da &#8220;tuhaf bir takım tipler &#8221; yatırım başlığı altında sahnedeler. Yarın kimbilir nerede olacaklar? Munzur&#8217;da neredeyse evlerin önü bile setlerle örtülmek isteniyor. Saklıkent farklı değil. Oradaki hayaller bilinmekte. Biri de her şeyin maliyeti var deyip kötü işçiliğe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Direniş her yerde sürüyor. Kuşatıldık ve birleştik. Tahminlerinin ötesinde. Yaşarken şaşırtıcı olmak önemli. Bugün Senoz&#8217;da, Loç&#8217;da, Hasankeyf  ve Yuvarlakçay&#8217;da &#8220;tuhaf bir takım tipler &#8221; yatırım başlığı altında sahnedeler. Yarın kimbilir nerede olacaklar? Munzur&#8217;da neredeyse evlerin önü bile setlerle örtülmek isteniyor. Saklıkent farklı değil. Oradaki hayaller bilinmekte. Biri de her şeyin maliyeti var deyip kötü işçiliğe sığınıyor. Demek yok etmenin kalifiye olanı da var. Bak bu açıklama iyi geldi. Sakinleştim.</p>
<p><span id="more-844"></span></p>
<p>ALLIANOI!&#8230;1998 yılından bu yana devam eden bilimsel çalışmalar ışığında zorluklarla açığa çıkartıldı. Bugüne kadar sözü yapılan hukuki mücadelenin önemine değinmek istememden kaynaklanmakta. Zira son dört yıl hepinizin bildiği gibi kazı izni alamadık. Bitti dedi birileri. Bitti!..Neden?..Çünkü kolay olana teslim olmak , makamı seçmek hep güzeldir. Aman kimseleri üzmeyelim. Alınganlıkları hepimizce malum!..</p>
<p>Kazı ve mahkemeler!..ALLIANOI ve üç beş taş!..ALLIANOI ve hamam. Benzeri İtalyadaymış. Efsane!..İnsan birbirine ne kadar yakın. Topraktan çıkan bilgi nasıl da sonsuz. Böyle ne çok yerler var bilseniz diyorlar bir de. Sanki efendilerin ataları olmuş babaları. Öyle emanet dinledikleri de yok. Geleceğe taşıma hikaye. İnançları kumdan, kilden bir de barajdan yana. Oysa 1. derece arkeolojik sit alanına dokunamazsınız. Bırakın seçim öncesi ateşli çalışmaları. Kazı alanının karşısında alel acele açılan yol , vızır vızır işleyen kamyonları unutmadık.</p>
<p>Şimdi de otlar temizleniyor. Romalılardan kalmış hamamın üstündeki sonradan yapılmış çatı kaldırılıyor. Geceler boyu kaldıralım mı?..Yok zarar verebiliriz öyle kalsın. Konuşmaları duruyor ALLIANOI&#8217;da..Gidip de duyan var mıdır?..Ey müdürler, ey kurullar!..Duydunuz mu?..Hukuki süreç nasıl bitti?..Buna nasıl karar verdiniz?..Ne bu çabukluk?..Bugün sıva yarın su mantığıyla ben yaptım oldu mu diyeceksiniz?..Diyeceksiniz. Gölgelerinizden korkmadan çıkacaksınız evlerinizden anlaşıldı. Sizin aynanız kırılmış. Belli oldu. Kamyonları hazırlamışsınız. Kazıdaki foseptik için kaç defa dilekçe yazmıştık oysa. Kumun kırmızısını ne çabuk temin ettiniz. Görülmemiş telaşınız hassasiyetinizden olmalı. Sevindik inanınız.</p>
<p>ALLIANOI&#8217;DA TEHLİKE BÜYÜK&#8230;</p>
<p>KALEMİ OLAN YAZSIN. BİZİ YOK ETMEYİ AKILLARINA KOYDULAR. ÖDÜLÜ OLANIN CANI ÇEKİYOR.</p>
<p>ALLIANOI &#8216;DA NÖBET ZAMANI!..BİLGİ KAYBOLMASIN. ADIMIZ SİLİNMESİN!..</p>
<p>KENDİ SÖZLERİNİZ ESİR KALMASIN ..GELECEĞİ SİZ YAZIN…ALLIANOI’DA YENİ HUKUK MÜCADELESİ BAŞLIYOR. VEKÂLETNAMELERİNİZİ BEKLİYORUZ. GÖZÜMÜZ KAPIYA GELECEK POSTACIDA. ÇABUK OLUN ZAMAN AZ…</p>
<p>Ayaklarıyla basıyorlar vücutlarımıza her gün</p>
<p>Kesiyorlar yollarımızı</p>
<p>Kesiyorlar soluğumuzu</p>
<p>Görüyorum her sabah ölüyor dünya</p>
<p>Bir şey yapamıyor muyuz böyle mi gidecek yol</p>
<p>Kalkın</p>
<p>Devirin</p>
<p>Yıkım için birbirinize katılın çocuklar</p>
<p>Gücümüz olacak yere çarpacaksın bunları</p>
<p>Cesaretli olacaksın,istediğin gibi yaşayacaksın</p>
<p>Yaşamak nedir düşüneceksin aldırmayacaksın bazen</p>
<p>Özgürlük ve aşk için yaşayacaksın demiş şiir ceketli çocuk. Onun karşısında kim durabilir. Ümit bir rüzgardır, umut ve gurursa fırtına. Elimizde, yüreğimizde, aklımızda ateş var bizim. Bldiğimiz tüm şarkılar kadar gerçek ve yalın. Öyleyse yer yok bu sözlükte karanlığa. Yorgunluğa hiç vakit yok. hadin dostlarınıza, mahallenizdeki teyzenize haber salın. Makamlara tel çekin dava sürüyor. Vekaletnamelere ihtiyacımız var. Önümüzdeki hafta dava başlayacak. Paramız pulumuz da yok. Hadin bakalım gayrete. Fındık toplamaya gidiverin gari. Dallarından başlayın çığlığa..ALLIANOI bekliyormuş deyin. Kalkın geliverin. Üşenmeyin. Çadırınız yoksa uyumazsınız. Söyleşiriz fena mı?..Olcek bu iş. Daha nice çocuklar okuyuverecek.</p>
<p>İffet DİLER&#8230;</p>
<p>ALLIANOI GİRİŞİM GRUBU..ALLIANOI KAZISI..ALLIANOI GÖNÜLLÜLERİ..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://doganin.melektozlari.com/merhaba-su-cocuklar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çevre Ve Referandum</title>
		<link>http://doganin.melektozlari.com/cevre-ve-referandum</link>
		<comments>http://doganin.melektozlari.com/cevre-ve-referandum#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Aug 2010 16:59:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Alper Arın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Çed]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[HES]]></category>
		<category><![CDATA[Referandum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://doganin.melektozlari.com/?p=841</guid>
		<description><![CDATA[Çevre ve Referandum&#8230;
Ülkenin dört bir yanında çevreyi, doğayı, doğal yaşamı korumaya yönelik mücadele yürütülüyor.
Farklı görüşler, siyasal anlayışlardaki kişiler, kuruluşlar, dernekler, örgütler ve gruplar yağmaya, talana, soyguna, sömürüye karşı direniyor.
HES’lere, çokuluslu maden şirketlerine, altın lobilerine, nükleer ve termik santrallara, tarihi ve kültürel değerleri yok edenlere, kısacası tüm kirleticilere karşı eylemler her geçen gün yükseliyor&#8230;
Çevre direnişinin önemli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çevre ve Referandum&#8230;</p>
<p>Ülkenin dört bir yanında çevreyi, doğayı, doğal yaşamı korumaya yönelik mücadele yürütülüyor.</p>
<p>Farklı görüşler, siyasal anlayışlardaki kişiler, kuruluşlar, dernekler, örgütler ve gruplar yağmaya, talana, soyguna, sömürüye karşı direniyor.</p>
<p>HES’lere, çokuluslu maden şirketlerine, altın lobilerine, nükleer ve termik santrallara, tarihi ve kültürel değerleri yok edenlere, kısacası tüm kirleticilere karşı eylemler her geçen gün yükseliyor&#8230;</p>
<p>Çevre direnişinin önemli ayaklarından birisi de hukuk mücadelesi.</p>
<p><span id="more-841"></span></p>
<p>İktidarın uygulamalarına karşı açılan birçok davada yargı, çevrecileri, korumacıları, ekolojistleri haklı buldu. Daha geçen hafta Rize İdare Mahkemesi, İkizdere Vadisi’nde yapılması planlanan Dereköy Regülatörü ve Demirkapı Hidroelektrik Santralı projesi için verilen “ÇED olumlu” kararını iptal etti&#8230; Gelelim güncel konumuz referanduma ve sonucunda çevre, doğa koruma davalarını etkileyecek yanına.</p>
<p>Belirtmekte yarar var, çevre mücadelesi, politik bir alanı kapsar. Bu alana giren her kişi ve kuruluş siyaset yapıyor demektir. Her çevreci, doğayı, çevreyi sömürenlerin, yağma edenlerin kim olduğunu, kimliklerini bilmelidir. Doğru bir çevre mücadelesi, antiemperyalist olmaktan, vahşi kapitalizme, liberal söyleme karşı çıkmaktan geçer. Bu nedenle sömürü düzeni ve işbirlikçilerinin yanında yer alarak, onların değirmenine su taşıyarak çevre mücadelesi ve doğa korumacılığı yapılamaz.</p>
<p>Referandumda bazı çevreciler “evet” diyeceklerini söylüyor. Çevre mücadelesinin “evet ya da hayır”dan bağımsız yürüyeceğini savunuyor.</p>
<p>Yanılıyorlar.</p>
<p>Eski İzmir Baro Başkanı ve çevre mücadelesinin öncü isimlerinden Noyan Özkan, bu düşüncede olanları uyarıyor, “Başınızı kuma gömmeyin” diyor.</p>
<p>Çünkü, anayasa paketiyle getirilen yargısal düzenlemeler, kamu yararına açılacak birçok davayı olduğu gibi, çevre davalarını da etkileyecek.</p>
<p>Öte yandan iktidar baskısıyla karşı karşıya kalacak yargının nasıl bağımsız olacağı ayrı bir sorun değil mi? Bakar mısınız, anayasanın 125. maddesinin 4. fıkrasında bir değişikliğe gidiliyor.</p>
<p>“Yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır” hükmüne “Hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz” cümlesi ekleniyor.</p>
<p>Böylece bundan önceki dönemlerde idari yargı organlarının, idarenin yerine geçerek yerindelik denetimi yaptığı vurgulanıyor.</p>
<p>Evetçiler bu değişikliğin çevre mücadelesini etkilemeyeceğini öne sürüyor.</p>
<p>Peki, o zaman soralım:</p>
<p>“Öyleyse bu değişiklik neden yapılıyor, hangi amacı taşıyor?”</p>
<p>***</p>
<p>Şimdi, çevre mücadelesine omuz vermeye çalışan, sömürüye karşı çıkan, 12 Eylül mağduru bir yurttaş olarak “hayır” diyeceğim! Oyumun gerekçeleri arasında paketin, AKP’nin hazırladığı bir dayatma olduğunu saymayacağım.</p>
<p>Dünyanın neresinde böyle birbirinden ayrı konuların yan yana getirilip, referanduma gidildiğini de sormayacağım.</p>
<p>Ne yapacağım?</p>
<p>Değişikliği hazırlayanların bir dizi hak ihlali, hukuksuzluk yaparken, ülkeyi korku imparatorluğuna dönüştürmüşken, “daha demokratik bir anayasa” söylemini kullanmasındaki çelişkiye dikkat çekmekle yetineceğim.</p>
<p>İçindeki üçü hariç diğer maddelerin yasayla düzenlenebileceğini de anımsatmakla kalacağım.</p>
<p>Eski İzmir Baro Başkanı ve çevre mücadelesinin öncü isimlerinden Noyan Özkan, bu düşüncede olanları uyarıyor, “Başınızı kuma gömmeyin” diyor.</p>
<p>Çünkü, anayasa paketiyle getirilen yargısal düzenlemeler, kamu yararına açılacak birçok davayı olduğu gibi, çevre davalarını da etkileyecek.</p>
<p>Öte yandan iktidar baskısıyla karşı karşıya kalacak yargının nasıl bağımsız olacağı ayrı bir sorun değil mi? Bakar mısınız, anayasanın 125. maddesinin 4. fıkrasında bir değişikliğe gidiliyor.</p>
<p>“Yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır” hükmüne “Hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz” cümlesi ekleniyor.</p>
<p>Böylece bundan önceki dönemlerde idari yargı organlarının, idarenin yerine geçerek yerindelik denetimi yaptığı vurgulanıyor.</p>
<p>Evetçiler bu değişikliğin çevre mücadelesini etkilemeyeceğini öne sürüyor.</p>
<p>Peki, o zaman soralım:</p>
<p>“Öyleyse bu değişiklik neden yapılıyor, hangi amacı taşıyor?”</p>
<p>***</p>
<p>Şimdi, çevre mücadelesine omuz vermeye çalışan, sömürüye karşı çıkan, 12 Eylül mağduru bir yurttaş olarak “hayır” diyeceğim! Oyumun gerekçeleri arasında paketin, AKP’nin hazırladığı bir dayatma olduğunu saymayacağım.</p>
<p>Dünyanın neresinde böyle birbirinden ayrı konuların yan yana getirilip, referanduma gidildiğini de sormayacağım.</p>
<p>Ne yapacağım?</p>
<p>Değişikliği hazırlayanların bir dizi hak ihlali, hukuksuzluk yaparken, ülkeyi korku imparatorluğuna dönüştürmüşken, “daha demokratik bir anayasa” söylemini kullanmasındaki çelişkiye dikkat çekmekle yetineceğim.</p>
<p>İçindeki üçü hariç diğer maddelerin yasayla düzenlenebileceğini de anımsatmakla kalacağım.</p>
<p>Peki, o zaman?</p>
<p>Öz olarak pakete, “AKP’nin yargıyı bütünsel olarak ele geçirme, Yüce Divan’dan kurtulma niyetinin belgesidir” deyip, şu ana gerekçeyi vurgulamakla yetineceğim:</p>
<p>Anayasa değişikliği paketini getirenlerle 12 Eylül darbesini yapanlar, ortak bir iradenin ürünüdür.</p>
<p>Arkalarındaki güç, emperyalizmdir, küresel sömürü düzenidir.</p>
<p>12 Eylül, askeri bir faşist darbedir. Eğer geçerse referandum sivil bir darbe, örtülü faşizm olacaktır.</p>
<p>Serdar Kızık (24.8.2010)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://doganin.melektozlari.com/cevre-ve-referandum/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dertleri Yargıya Fren</title>
		<link>http://doganin.melektozlari.com/dertleri-yargiya-fren</link>
		<comments>http://doganin.melektozlari.com/dertleri-yargiya-fren#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Jul 2010 22:11:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Alper Arın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[AKP]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Maden Arama]]></category>
		<category><![CDATA[nükleer santral]]></category>
		<category><![CDATA[Termik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://doganin.melektozlari.com/?p=835</guid>
		<description><![CDATA[Özelleştirme ve çevreye zarar veren uygulamaların denetlenmesi önlenecek
Amaç yargıya fren
AKP, anayasa değişikliğiyle yargının nükleer ve termik santrallar ile özelleştirmeler konusundaki denetleyici yaklaşımını aşmayı hedefliyor. Eski İzmir Barosu Başkanı Noyan Özkan, yargının yapısının değişmesi durumunda birkaç yıl içinde neoliberal görüşe sahip kişilerin yargıda görev alacağını vurgulayarak “Ne çevre ne de sosyal devlet davası açılabilir” dedi.

Dertleri yargıya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Özelleştirme ve çevreye zarar veren uygulamaların denetlenmesi önlenecek</p>
<p>Amaç yargıya fren</p>
<p>AKP, anayasa değişikliğiyle yargının nükleer ve termik santrallar ile özelleştirmeler konusundaki denetleyici yaklaşımını aşmayı hedefliyor. Eski İzmir Barosu Başkanı Noyan Özkan, yargının yapısının değişmesi durumunda birkaç yıl içinde neoliberal görüşe sahip kişilerin yargıda görev alacağını vurgulayarak “Ne çevre ne de sosyal devlet davası açılabilir” dedi.</p>
<p><span id="more-835"></span></p>
<p><strong>Dertleri yargıya fren</strong></p>
<p>AKP hükümetinin yargıyı yeniden şekillendirmedeki önemli amaçları arasında nükleer ve termik santrallar ile peşkeş niteliğindeki özelleştirmeler de yer alıyor.</p>
<p>AKP, anayasa değişiklik paketi ile iktidara geldiği gün “güvenmediğini” duyurduğu yargının özellikle nükleer ve termik santrallar ile peşkeş boyutlarına varan özelleştirmeler konusundaki engelleyici yaklaşımını aşmayı hedefliyor. Çevre duyarlılığıyla tanınan eski İzmir Baro Başkanı Noyan Özkan, yargının yapısının değişmesi durumunda birkaç yıl içerisinde neoliberal görüşe sahip kişilerin yargıda görev alacağını vurgulayarak “Artık ne çevre ne de sosyal devlet davası açılabilecektir” dedi.</p>
<p>Danıştay’ın çevre ve sosyal devlet ilkesi kapsamında açılan davalarda “kamu yararını” gözeterek verdiği kararlardan duyduğu rahatsızlığı her fırsatta dile getiren ve idari yargıyı yerden yere vuran AKP “yargının denetimini” anayasa değişikliğiyle aşmaya çalışacak. Çevre aktivisti eski İzmir Baro Başkanı Özkan, asıl sorunun özelleştirmelerde başladığını, birçok KİT’in Danıştay’ın olaylara “kamu yararı” açısı ve karşı duruşuyla başladığını anımsattı. Özkan, “Sonradan şirketler medyasının basını aracılığıyla yapılan propagandasıyla bu aşıldı. Birçok KİT bu şekilde yabancıların eline geçti. Ardından hükümetin neoliberal iktisat politikası sonucu bütün kıyılar, ormanlar, Hazine alanları adeta bir satış kampanyasıyla yatırımcılara sunuldu” dedi.</p>
<p>AKP’nin kimi girişimcilere büyük vaatler verdiğini kaydeden Özkan, “Özellikle meslek odalarının, çevrecilerin açtıkları davalarda Kuşadası-Ofer, Dubai Towers gibi yatırımlar için sözler verildi. Bunların bir kısmı yargı kararıyla durduruldu. Ancak kamuoyuna yansıtıldığı gibi Danıştay genel olarak hükümete engel olmuş da değil. Hükümet birçok konuda engeli aştı. Kimi zaman yargı kararını uygulamayarak kimi zamansa hukuku dolanarak bildiğini yine okudu” değerlendirmesini yaptı. Politikacıların yargının kendi işlerine “burnunu sokmasını” istemediklerini vurgulayan Özkan şunları söyledi: “Danıştay’ın özellikle imtiyaz sözleşmeleri, tüzüklerle ilgili bir denetim yetkisi var. Bu hükümetin canını sıkıyor. İdarenin denetimini daha sağlıklı ve seri şekilde yapmasını sağlayacak bir reform yapılması gerekirken şimdi 12 Eylül Anayasa’nın gerisine düşülüyor. Örneğin 125. maddede yapılan değişiklikle idari yargının hiçbir surette yerindelik denetimi yapamayacağı yolunda yeni bir darbe yapılıyor. Bu hüküm yasada var. Ancak Danıştay yıllardır özelleştirme ve diğer çevre koruma davalarında kamu yararından hareket ederek yerindelik denetimi yapıyor. Bunu anayasaya koymak suretiyle Danıştay’ın yorumunun önünü kesmek ve böylece yandaş medyada büyük bir müjde gibi verilen yeni bir idari yargılama sürecinin önü açılmak isteniyor. Anayasa Mahkemesi ve HSYK’nin yapılarındaki değişiklikle 2-3 sene içinde buralara daha tutucu, neoliberal görüşte, tekelci sermayenin yapısına uygun kişiler gelecektir.”</p>
<p>Erdoğan’ın “ciğerlerimize kadar bize kan ağlatıyorlar” sözleriyle tepki gösterdiği ve idari yargının kamusal yarar açısından iptaline ve yürütmesinin durdurulmasına karar verdiği dosyalardan öne çıkanlar şöyle:</p>
<p>Galataport: 2006’da İsrailli işadamı Sami Ofer ile Türk ortağı Mehmet Kutman tarafından alınan ve sonrasında iptal edildi.</p>
<p>Güneysu: Güneysu’da kurulması planlanan 2 HES için Rize İdare Mahkemesi’nde yürütmenin durdurulmasına karar vermişti. Ancak inşaata devam edilmesi üzerine güvenlik güçlerinin baskınıyla inşaat durduruldu.</p>
<p>Akkuyu nükleer santralı: TMMOB’nin santral kurulmasına ilişkin yönetmeliğin yürütmesi, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nca durduruldu. Yer tahsisi ve aktif elektrik enerjisi birim satış fiyatına ilişkin maddeler yönünden karar alındı.</p>
<p>Aliağa Termik Santralı: 49 yıllığına termik santral kurulması ve elektrik izni verilmesini içeren EPDK kararı durduruldu.</p>
<p>Boğaz özelleştirmesi: Danıştay, 9 otoyol ve 2 boğaz köprüsünün işletme hakkı devri yöntemiyle özelleştirilmesine ilişkin Özelleştirme Yüksek Kurulu kararının yürütmesini durdurdu.</p>
<p>İzmir limanı: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, TCDD Genel Müdürlüğü’ne ait İzmir yürütmesini durdurdu.</p>
<p>Şeker özelleştirmesi: Türkiye Şeker Fabrikaları’na ait Kastamonu, Kırşehir, Turhal, Yozgat, Çorum ve Çarşamba şeker fabrikalarının bir bütün halinde özelleştirilmesi durduruldu.</p>
<p>Altına durdurma: Kışladağ’da altın madeni aranmasına ilişkin Çevre Bakanlığı kararı durduruldu.</p>
<p>Erdemir: OYAK’a devrine ilişkin Rekabet Kurulu kararı, Danıştay 13. Dairesi tarafından durduruldu.</p>
<p>Petkim: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Petkim’in yüzde 51 oranındaki hissesinin blok satışına ilişkin özelleştirme şartnamesinin yürütmesini durdurdu.</p>
<p>İGDAŞ: Danıştay 13. Dairesi, doğalgaz şirketi İGDAŞ’ın özelleştirilmesi için İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’na yetki veren belediye meclis kararının yürütmesini durdurdu.</p>
<p>Maden arama: Anayasa Mahkemesi de orman niteliğini kaybetmiş alanlarda maden aranmasına olanak tanıyan yasa hükmünü iptal etti.</p>
<p>Cumhuriyet &#8211; (16.07.2010)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://doganin.melektozlari.com/dertleri-yargiya-fren/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kirli Savaş ve Doğa</title>
		<link>http://doganin.melektozlari.com/kirli-savas-ve-doga</link>
		<comments>http://doganin.melektozlari.com/kirli-savas-ve-doga#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Jun 2010 21:06:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Alper Arın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Hikmet Çetinkaya]]></category>
		<category><![CDATA[Kaz Dağları]]></category>
		<category><![CDATA[Kozak]]></category>
		<category><![CDATA[Kozak Yaylası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://doganin.melektozlari.com/?p=831</guid>
		<description><![CDATA[Bir yürek vuruşu gibi suların, yitip giden yaşamların, bunca acıların ve hüzünlerin adını koymaya çalıştık hep.
Yumuşak ve adsız mevsimleri ararken biz hep gece nöbetlerini düşündük.
Hakkâri’de dün sabaha karşı 11 şehit verdik. 15 askerimiz de yaralandı.
Ülkeyi yönetenler “demokratik açılım” diye diye eli kanlı terör örgütünün bölgede cirit atmasına neden olmadılar mı?
Analar, babalar, kardeşler, sevgililer&#8230; Yüreğinde insan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir yürek vuruşu gibi suların, yitip giden yaşamların, bunca acıların ve hüzünlerin adını koymaya çalıştık hep.<br />
Yumuşak ve adsız mevsimleri ararken biz hep gece nöbetlerini düşündük.<br />
Hakkâri’de dün sabaha karşı 11 şehit verdik. 15 askerimiz de yaralandı.<br />
Ülkeyi yönetenler “demokratik açılım” diye diye eli kanlı terör örgütünün bölgede cirit atmasına neden olmadılar mı?<br />
Analar, babalar, kardeşler, sevgililer&#8230; Yüreğinde insan ve yaşam sevinci olanlar&#8230;<br />
Artık “dur” diyelim bu kirli savaşa.<br />
Hayallerimiz yıkıldı&#8230; Çocuklarımız öldü&#8230;<br />
Bir türlü anlatamadık PKK’nin ayrılıkçı bir terör örgütü olduğunu&#8230; Demokratik, kültürel, sosyal haklar peşinde olmadığını&#8230;<br />
Hiç duydunuz mu Kürt kökenli siyasetçilerin, “sağlıklı çevrede yaşam hakkı” dediğini?<br />
Kirpikleri tutuşmuş çocukların, kuşların, rüzgârın hışırtısında eğilen dalların şarkılarını dinlerken içimizden vurulduk.<br />
Bilinmeyen bir kentin kapısına gelip durduk kendi sevinçlerimizi ve umutlarımızı çoğaltırken, acılarla karşı karşıya kaldık.</p>
<p><span id="more-831"></span><br />
***<br />
Sisler içinde uyandık&#8230; Mor dağların resmini çizdik&#8230; Kapıların açılmasını beklerken&#8230;<br />
Kestane çiçekleri açmıştı gençlik yıllarımızda.<br />
Yaşamın çekiciliğinin kalmadığı günleri hiç düşünmüyorduk.<br />
Taşra kasabalarının o büyük yalnızlığını gördük, büyük kentlerde kaybolup gittik.<br />
İşkenceleri, hapislik yıllarını yaşadık.<br />
Düşünce ve sözcük arasında sıkışıp kaldık.<br />
Çiçeğini geriye isteyen toprak&#8230;<br />
Poyraz, fırtına, bora&#8230;<br />
Bizi biz yapan sözcüklerdi bunlar.<br />
Ellerimizin yumuşaklığı örtmüştü gözlerimizi&#8230; Işıltılı göğün bizdik yorgun savaşçıları&#8230;<br />
Göklerin yığınını ellerimizle taşırken biz kurduk barış köprülerini, biz suladık ağaçları, çiçekleri, bitkileri.<br />
Doğayı katledenleri biz teşhir ettik her yerde&#8230;<br />
Bizdik şiir okuyan gecenin ayazında:<br />
“Karanlıklarımın sevinçle kapladığı ince güzelliğindeyim yüzünün&#8230; Bana sessizliğini veren çığlığın ne güzel!”<br />
***<br />
Sessizliğini veren çığlık Bergama Kozak Yaylası’nda, kesilen çamfıstığı ağaçlarının rüzgârda çıkardığı sese benziyor bir haziran sabahında.<br />
Masmavi bir deniz aşağılarda.<br />
Tarihin ve kültürün binlerce yıllık izlerini ararken biçimi olan ve olmayan her şey adına bir çığlık yankılanıyor Kozak Yaylası’ndan:<br />
“Kurtarın bizi!”<br />
Bir sitede o çığlığı, boynu bükük çamfıstığı ağaçlarının fotoğraflarına bakınca içimizde duyduğumuz inanılmaz acıyı bir kez daha hissediyoruz doğaseverler olarak.<br />
Daha uzaklara gitmek değil amacımız&#8230; Kendi doğduğumuz topraklarda, barış içinde insanca yaşamak, zehir solumamak.<br />
Taşlarla, yağmurlarla, ateşlerle yanan bir günün pırıltılı sabahlarını görmek, yoksulluğu alın yazısı saymamak.<br />
Yakılıyor ormanlar&#8230; Sincaplar, kaplumbağalar, kuşlar ölüyor&#8230;<br />
Bitki örtüsü yok oluyor&#8230;<br />
Soruyorum size Kanadalı, Amerikalı “çokuluslu altın avcıları” ve onların taşeronları, bu coğrafyayı yok etmek için mi geldiniz buralara?<br />
Ve siz kendinizi solcu, sosyalist, devrimci, yurtsever, Atatürkçü olarak gören sanatçılar, ne işiniz var onların sponsor olarak destek verdikleri şenliklerde?<br />
Kışladağı’nda, İzmir Efemçukuru’nda, Edremit Körfezi’nde devrimci şarkılar söylenmez, ağıt yakılır!<br />
***<br />
İsveçli şair Gunnar Ekelöf, yaşamın hiçbir çekici yönü kalmadığını anlatırken şöyle der:<br />
“Yaşamın hiçbir çekici yönü kalmadığı gün<br />
İçimizde özsuyun ve asidin yükselişinin durduğu gün<br />
Durgun bir yaşantıya vardığım gün<br />
Kısacası, kendi kendime benzemeye başladığımdaki gün,<br />
- Bırakın beni gideyim.”<br />
Üç gün önce Cunda Adası’nda “Taş Kahve”de otururken denizden gelen esintiyle o bilindik düşlerimi çoğaltıyordum.<br />
ABD’li politikacı, Oscar ödüllü belgesel film (küresel ısınmayı anlatan ‘Uygunsuz Gerçek’ filmi) yapımcısı ve Nobel Barış Ödülü sahibi Al Gore’un öyküsü geldi aklıma.<br />
1993-2001 yılları arasında ABD Başkan Yardımcısı olan Al Gore, 2007 yılında Şili Film Festivali’ne “çokuluslu altın avcıları” sponsor olduğu için katılmayı kabul etmedi.<br />
Ne zaman ki altın şirketi sponsorluktan çekildi, o zaman çağrıya “evet” deyip Şili’ye gitti.<br />
Doğaya böyle sahip çıkılır&#8230;<br />
***<br />
Yurtsever sanatçı dik duruş sergiler, tıpkı onurlu bilim insanları, düzgün siyasetçiler ve gerçek aydınlar, gazeteciler gibi!<br />
Havamızı, sularımızı, doğamızı.. göllerimizi, denizlerimizi, ırmaklarımızı, ovalarımızı kirletenlere neden böyle ödün veriyoruz, neden?..<br />
İda Dağı (Kaz Dağları), Kaçkarlar, Madra Dağları, Turgutlu Çaldağı, Tunceli’de Munzur Vadisi&#8230;<br />
En önemlisi hukuk devletimiz kirleniyor&#8230;<br />
Gecenin sesi soluğu gibiyim&#8230; Ay denize düşüyor Cunda Adası’nda&#8230;<br />
Gözlerimi yumup düşlerimle baş başa kalıyorum&#8230;<br />
Hakkâri’de 11 şehit&#8230;<br />
Ve annelerin, babaların çığlıkları:<br />
“Durdurun bu akan kanı, duyun çığlığımızı!”<br />
***<br />
Bu pazar canınızı sıkacağım&#8230; Aşağıdaki siteye girip Kozak Yaylası’ndaki katliamın fotoğraflarını görebilirsiniz&#8230;<br />
<a href="http://www.agaclar.net/forum/showthread.php?t=19706">http://www.agaclar.net/forum/showthread.php?t=19706</a><br />
 <br />
<a href="mailto:hikmet.cetinkaya@cumhuriyet.com.tr">hikmet.cetinkaya@cumhuriyet.com.tr</a> Faks numaramız: 0212 343 72 69</p>
<p>Hikmet ÇETİNKAYA (20.06.2010 &#8211; Politika Günlüğü)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://doganin.melektozlari.com/kirli-savas-ve-doga/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Taksim&#8217;de &#8220;Yarasa Soykırımına Son&#8221; Eylemi</title>
		<link>http://doganin.melektozlari.com/taksimde-yarasa-soykirimina-son-eylemi</link>
		<comments>http://doganin.melektozlari.com/taksimde-yarasa-soykirimina-son-eylemi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Jun 2010 21:02:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Alper Arın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Yarasalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://doganin.melektozlari.com/?p=828</guid>
		<description><![CDATA[
     Taksim Tünel Meydan&#8217;ında biraraya gelen Doğa Derneği Gönüllüleri Balıkesir Edremit&#8217;te meydana gelen yarasa katliamlarını protesto etti.

     Balıkesir Havran barajı su tutmaya başlamasıyla Havran İnboğaz&#8217;ı mağarasında yaşayan yirmi bin civarındaki yarasa popülasyonun ortadan kaybolması yaklaşık 50 kişilik bir grup tarafından Taksim&#8217;de yağmur altında protesto edildi.
     Taksim Tünel Meydanında bir araya gelen grup üyeleri &#8220;Yarasa soykırımına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://doganin.melektozlari.com/wp-content/uploads/yarasa.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-829" title="Yarasa" src="http://doganin.melektozlari.com/wp-content/uploads/yarasa.jpg" alt="" width="348" height="282" /></a></p>
<p>     Taksim Tünel Meydan&#8217;ında biraraya gelen Doğa Derneği Gönüllüleri Balıkesir Edremit&#8217;te meydana gelen yarasa katliamlarını protesto etti.</p>
<p><span id="more-828"></span></p>
<p>     Balıkesir Havran barajı su tutmaya başlamasıyla Havran İnboğaz&#8217;ı mağarasında yaşayan yirmi bin civarındaki yarasa popülasyonun ortadan kaybolması yaklaşık 50 kişilik bir grup tarafından Taksim&#8217;de yağmur altında protesto edildi.</p>
<p>     Taksim Tünel Meydanında bir araya gelen grup üyeleri &#8220;Yarasa soykırımına Hayır&#8221; yazılı dövizler taşıdı. Dev yarasa kuklası taşıyan grup üyeleri &#8220;kan emici Veysel&#8221; diye sloganlar atarak Taksim Meydanı&#8217;na yürüdü. Bazı eylemcilerde ise düdük çalarak yarasa katliamına dikkat çekti.</p>
<p>    Doğa Derneği Başkanı Güven Eken &#8220;Dünyada eşi benzeri olmayan bir yarasa soykırımı gerçekleşti Havran nehri kıyısında. Havran barajı Türkiye&#8217;nin en büyük yarasa mağarasını su altında bıraktı&#8221; dedi.</p>
<p>    Yarasa kostümleri yiyen grup yağmur altında Taksim meydanına kadar yürüdü. Yürüyen grupta küçük bir çocukta annesinin kucağında eyleme destek verdi. Eylem sonrası grup olaysız şekilde dağıldı.</p>
<p>Hasan YILDIRIM/ İSTANBUL, (DHA)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://doganin.melektozlari.com/taksimde-yarasa-soykirimina-son-eylemi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yarasa Eylemi</title>
		<link>http://doganin.melektozlari.com/yarasa-eylemi</link>
		<comments>http://doganin.melektozlari.com/yarasa-eylemi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Jun 2010 19:09:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Alper Arın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[GÜMÇED]]></category>
		<category><![CDATA[İstiklal Caddesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yarasalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://doganin.melektozlari.com/?p=824</guid>
		<description><![CDATA[Doğa Derneği Havran&#8217;daki yarasa soykırımına dikkat çekmek için altı metre kanat açıklığındaki dev yarasa kuklasını,  İstiklal Caddesi&#8217;nde uçurdu.

Doğa Derneği, Çevre ve Orman Bakanlığı&#8217;nın Edremit Körfezi Havran&#8217;da gerçekleştirdiği yarasa katliamını protesto etti. Geçtiğimiz haftalarda Çevre ve Orman Bakanlığı Havran&#8217;daki mağaralara yarasaların geri döndüğünü açıklamıştı. Bu açıklamanın yerinde yapılan araştırmalarla doğru olmadığının ispatlanması üzerine, Doğa Derneği Havran&#8217;daki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Doğa Derneği Havran&#8217;daki yarasa soykırımına dikkat çekmek için altı metre kanat açıklığındaki dev yarasa kuklasını,  İstiklal Caddesi&#8217;nde uçurdu.</p>
<p><span id="more-824"></span><br />
Doğa Derneği, Çevre ve Orman Bakanlığı&#8217;nın Edremit Körfezi Havran&#8217;da gerçekleştirdiği yarasa katliamını protesto etti. Geçtiğimiz haftalarda Çevre ve Orman Bakanlığı Havran&#8217;daki mağaralara yarasaların geri döndüğünü açıklamıştı. Bu açıklamanın yerinde yapılan araştırmalarla doğru olmadığının ispatlanması üzerine, Doğa Derneği Havran&#8217;daki yarasa soykırımına dikkat çekmek için altı metre kanat açıklığındaki dev yarasa kuklasını, İstiklal Caddesi&#8217;nde uçurdu.</p>
<p>Beyoğlu İstiklal Caddesi&#8217;nde 22 Haziran saat 19.00&#8242;da başlayan eyleme yarasa kostümleri ve &#8220;Yarasa Soykırımına Hayır&#8221; dövizleriyle katılan aktivistler, altı metrelik dev yarasa kuklasıyla yürüdü. Eylem, Galatasaray Lisesi&#8217;nin önünde basın açıklamasıyla sona erdi.</p>
<p>Çevre ve Orman Bakanlığı, Havran Barajı&#8217;yla sular altında kalan doğal mağaradaki 20 bin yarasayı zorla yuvalarından çıkararak yapay bir mağaraya taşımaya çalışmıştı. Ancak yarasalar yapay mağaraya yerleşmedi ve sonuçta 20 bin yarasa katledilmiş oldu.</p>
<p>Güney Marmara Çevre ve Koruma Derneği&#8217;nin (GÜMÇED) Havran Asliye Sulh Mahkemesi&#8217;ne başvurusuyla Havran&#8217;daki doğal ve yapay mağaralarda uzman bilim adamlarının yapmış olduğu inceleme sonucunda 20 bin yarasanın katledildiği ortaya çıktı. Geçtiğimiz günlerde Devlet Su İşleri Balıkesir Bölge Müdürü Şahin Durukan’ın yarasaların oluşturulan yapay mağaralara geri döndüğünü tekrar açıklamış olmasına rağmen yapay mağarada yarasa bulunmadığını ikinci kez tespit edildi.</p>
<p>Doğa Derneği, yarasa katliamını ortaya çıkaran mahkeme kararına itiraz eden ve yarasaların katliamını örtmeye çalışan kurumlara dava açmaya hazırlanıyor. Doğa Derneği Başkanı Güven Eken yaptığı açıklamada &#8220;Havran&#8217;da yaşanan olay dünyanın ilk ve tek toplu yarasa katliamı olarak tarihe geçti. Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu&#8217;nun başında bulunduğu Çevre ve Orman Bakanlığı eliyle yürütülen doğa katliamı ivedilikle durdurmalıdır&#8221; dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://doganin.melektozlari.com/yarasa-eylemi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sevgilim Kozak, Canım Kozak</title>
		<link>http://doganin.melektozlari.com/sevgilim-kozak-canim-kozak</link>
		<comments>http://doganin.melektozlari.com/sevgilim-kozak-canim-kozak#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Jun 2010 15:54:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Alper Arın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[altın]]></category>
		<category><![CDATA[Altın Madeni]]></category>
		<category><![CDATA[Kozak]]></category>
		<category><![CDATA[Kozak Yaylası]]></category>
		<category><![CDATA[Maden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://doganin.melektozlari.com/?p=821</guid>
		<description><![CDATA[ALTIN ELDE ETMEK, PARA KAZANMA HIRSI, DÜŞÜNMEDEN &#8211; İRDELEMEDEN, ÇEVREYİ TAHRİB ETMEK&#8230;.
AŞAĞIDAKİ LİNKİ ZİYARET EDELİM&#8230;.. DÜNYANIN, ÜLKEMİZİN, YÖRENİN, DOĞA HARİKASI.. KOZAK DA ELDEN ÇIKIYOR&#8230;
http://www.agaclar.net/forum/showthread.php?t=19706
Fotoğraflar çok acı&#8230;.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ALTIN ELDE ETMEK, PARA KAZANMA HIRSI, DÜŞÜNMEDEN &#8211; İRDELEMEDEN, ÇEVREYİ TAHRİB ETMEK&#8230;.<br />
AŞAĞIDAKİ LİNKİ ZİYARET EDELİM&#8230;.. DÜNYANIN, ÜLKEMİZİN, YÖRENİN, DOĞA HARİKASI.. KOZAK DA ELDEN ÇIKIYOR&#8230;</p>
<p>http://www.agaclar.net/forum/showthread.php?t=19706</p>
<p>Fotoğraflar çok acı&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://doganin.melektozlari.com/sevgilim-kozak-canim-kozak/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>GDO&#8217;lu Mısır ve Soya Resmen Soframızda</title>
		<link>http://doganin.melektozlari.com/gdolu-misir-ve-soya-resmen-soframizda</link>
		<comments>http://doganin.melektozlari.com/gdolu-misir-ve-soya-resmen-soframizda#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jun 2010 12:28:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Alper Arın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[GDO]]></category>
		<category><![CDATA[GDO' lu besinler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://doganin.melektozlari.com/?p=816</guid>
		<description><![CDATA[     Türkiye 2009 Ekim&#8217;inde yayınlanan yönetmelikten sonra &#8220;Var mı yok mu&#8221; diye tartışılan GDO&#8217;lu ürünlere resmi olarak kapılarını açtı. Genetiği değiştirilmiş 16 çeşit mısır ve üç çeşit soyanın gıda ve yem amaçlı kullanılabileceğine karar verildi. 
Genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) için uygunluk denetimi yapan bilimsel komite, iki önemli karar aldı.

HANGİ YİYECEKLER GDO&#8217;LU?
     İlk kararla, bir ürünün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size: small;">     Türkiye 2009 Ekim&#8217;inde yayınlanan yönetmelikten sonra &#8220;Var mı yok mu&#8221; diye tartışılan GDO&#8217;lu ürünlere resmi olarak kapılarını açtı. Genetiği değiştirilmiş 16 çeşit mısır ve üç çeşit soyanın gıda ve yem amaçlı kullanılabileceğine karar verildi. </span></strong></p>
<p><span style="font-size: small;">Genetiği değiştirilmiş organizmalar (GDO) için uygunluk denetimi yapan bilimsel komite, iki önemli karar aldı.</span></p>
<p><span id="more-816"></span></p>
<p><a href="http://haber.mynet.com/detay/foto-analiz/hangi-yiyecekler-gdolu/478808" target="_blank"><span style="color: #000000;">HANGİ YİYECEKLER GDO&#8217;LU?</span></a></p>
<p><span style="font-size: small;">     İlk kararla, bir ürünün GDO&#8217;lu sayılabilmesi için öngörülen eşik değer belirlendi. Eşik değer, Avrupa Birliği&#8217;nin kabul ettiği binde 9 oldu.</span></p>
<p><span style="font-size: small;">     Eşik değeri aşan oranda GDO içeren ürünlerde bu durum etikette belirtilecek. Binde 9&#8242;un altında GDO içeren ürünlerde ise etiketleme zorunluluğu yok. </span></p>
<p><span style="font-size: small;">    Komite, aynı kararda, genetiği değiştirilmiş üç çeşit soyanın gıda ve yem amaçlı kullanımında risk olmadığına hükmetti.</span></p>
<p><span style="font-size: small;">    Bilimsel komitenin diğer kararı ise 17 çeşit genetiği değiştirilmiş mısırla ilgili sonuçları içeriyor. Komite, genetik olarak değiştirilmiş T25 kodlu mısır için uygunluk vermedi.</span></p>
<p><span style="font-size: small;">     Ancak diğer 16 mısır çeşidinin 12&#8217;si yem ve gıda, dördü ise sadece yem amaçlı kullanılabilecek. Kararı Tarım ve Köyişleri Bakanlığı da onayladı.</span></p>
<p><span style="font-size: small;">    Karar, bazı tartışmalara da yol açacak gibi görünüyor. Uzmanlar, komitenin yeterli ve gerekli incelemeyi yapmadığını öne sürüyor ve Avrupa Birliği&#8217;nin onay verdiği genetiği değiştirilmiş türlere otomatik bir onay verildiğini savunuyor.</span></p>
<p><span style="font-size: small;">     Karardaki bir ayrıntıya da dikkat çekiliyor. Bilimsel komite, onay verdiği genetiği değiştirilmiş mısır türlerinin konserve, un, irmik ve mamulleri gibi doğrudan tüketim dışında kullanılmasını risksiz buldu. Uzmanlar, bu ürünlerde kullanımın ne tür riskler içerdiğinin açıklanması gerektiğini vurguluyor. </span></p>
<p><span style="font-size: small;"><a href="http://www.mynet.com">www.mynet.com</a></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://doganin.melektozlari.com/gdolu-misir-ve-soya-resmen-soframizda/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yarasa Soykırımını Durdur Eylemi</title>
		<link>http://doganin.melektozlari.com/yarasa-soykirimini-durdur-eylemi</link>
		<comments>http://doganin.melektozlari.com/yarasa-soykirimini-durdur-eylemi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jun 2010 10:57:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Alper Arın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyurular]]></category>
		<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Edremit]]></category>
		<category><![CDATA[Havran]]></category>
		<category><![CDATA[Yarasalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://doganin.melektozlari.com/?p=814</guid>
		<description><![CDATA[
 Doğa Derneği, 22 Haziran Salı günü Beyoğlu İstiklal Caddesi&#8217;nde, Çevre ve Orman Bakanlığı&#8217;nın Edremit Körfezi Havran&#8217;da gerçekleştirdiği yarasa soykırımına dikkat çekmek için bir eylem düzenliyor. Yarasa Soykırımını Durdur Eylemi, Salı akşamı 19.00&#8242;da Tünel&#8217;den başlayacak, Galatasaray Lisesi&#8217;nin önünde basın açıklamasıyla sona erecek. Eylemde Havran&#8217;da katledilen yarasaları temsilen 8 metrelik büyük bir yarasa kuklası uçurulacak. Eyleme katılan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<div><span style="font-size: large;"> Doğa Derneği, 22 Haziran Salı günü Beyoğlu İstiklal Caddesi&#8217;nde, Çevre ve Orman Bakanlığı&#8217;nın Edremit Körfezi Havran&#8217;da gerçekleştirdiği yarasa soykırımına dikkat çekmek için bir eylem düzenliyor. Yarasa Soykırımını Durdur Eylemi, Salı akşamı 19.00&#8242;da Tünel&#8217;den başlayacak, Galatasaray Lisesi&#8217;nin önünde basın açıklamasıyla sona erecek. Eylemde Havran&#8217;da katledilen yarasaları temsilen 8 metrelik büyük bir yarasa kuklası uçurulacak. Eyleme katılan gönüllüler yarasa maskeleri ve kostümleriyle yarasa soykırımına dur diyecek.</span></div>
<div><span style="font-size: large;"><br />
</span></div>
<div><span style="font-size: large;"> Çevre ve Orman Bakanlığı, Havran Barajı&#8217;yla sular altında kalacak doğal mağaradaki 20 bin yarasayı zorla yuvalarından çıkartarak kapısını mühürlemişti. Avrupa Birliği&#8217;nin baskıları üzerine Bakanlığın yaptığı yapay mağaraya yarasalar yerleşmemişti, sonuçta 20 bin yarasa katledilmişti.</span></div>
<div><span style="font-size: large;"><br />
</span></div>
<div><span style="font-size: large;">Eylem konusunda iletişim için Dicle Tuba Kılıç 0549 801 0082. Yeşim Erbaşol 0532 304 4877.</span></div>
<p><span style="font-size: large;">&#8211;<br />
Dicle Tuba Kılıç<br />
Kampanya Koordinatörü<br />
Doğa Derneği</span></p>
<p>Kaldırım Caddesi No:9/2 Çengelköy İstanbul<br />
Tel: +216 462 27 24<br />
Faks: +216 462 27 44<br />
E-posta: <a onclick="return ShowLinkWarning()" rel="nofollow" href="http://us.mc531.mail.yahoo.com/mc/compose?to=dicle.kilic@dogadernegi.org" target="_blank">dicle.kilic@dogadernegi.org</a><br />
<a onclick="return ShowLinkWarning()" rel="nofollow" href="http://www.dogadernegi.org/" target="_blank">www.dogadernegi.org</a></p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://doganin.melektozlari.com/yarasa-soykirimini-durdur-eylemi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
