” Halkı hukuku dinleyen yok “

    Mahkeme kararlarına karşın doğayı katleden HES’lerin yapımı tüm hızıyla sürüyor.

Halkı, hukuku dinleyen yok

     Yurt genelinde halkın karşı çıkmasına rağmen yaklaşık 1700 hidroelektrik santral projesi geliştirildi. Ayrıca Doğu Karadeniz’de 2 bin de mikro HES kurulmak isteniyor. Doğanın yok edilmesine karşı çıkan yurttaşlar en büyük desteği yargıdan alıyor. Bugüne kadar toplam 25 HES projesi için yürütmeyi durdurma ve iptal kararı verildi.

Çevreci köylülerin hukuk zaferine rağmen binlerce santralın yapımı için doğa katlediliyor.

HES’ler yargıya inat çoğalıyor

    RİZE – Türkiye genelinde yaklaşık 2 bin hidroelektrik santral (HES) projesi yaşama geçirilirken her birinin kurulması planlanan yörelerde yurttaşlar da, derelerine sahip çıkmak için örgütleniyor. Çevreci köylülerin başlattıkları hukuk mücadeleleri sonucunda da peş peşe yürütmeyi durdurma ve iptal kararları alınıyor. Bugüne kadar toplam 25 HES projesi için yürütmeyi durdurma ve iptal kararı verildi. Yargı, son olarak Muğla Yuvarlakçay ile Artvin Yusufeli ve Maçahel’deki HES projelerine “dur” dedi.

    HES’lerle ilgili tartışmalar ilk olarak Rize Çamlıhemşin Fırtına Vadisi üzerinde kurulması planlanan ve BM Holding tarafından geliştirilen Dilek-Güroluk regülatörleri ve HES projesiyle gündeme geldi. DSİ tarafından 1965 yılında, tüm havza genelinde 6 adet regülatör, 5 adet baraj ve 10 adet HES olmak üzere çeşitli büyüklüklerde toplam 21 adet enerji üretim amaçlı yapının inşasını öngören plan hazırlandı. Ancak 24 Haziran 1986’ya kadar herhangi bir çalışma yapılmadı. Bu tarihte ilk olarak BM Mühendislik, Dilek-Güroluk HES projesini Fırtına Deresi’nin kollarından Hala ve Hemşin dereleri üzerinde Yap-İşlet-Devret modeli ile gerçekleştirmek amacıyla Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na başvurdu. 19 Mayıs 1998’de Fırtına Deresi ve kolları doğal sit, Zilkale ve Kale-i Bala çevresi I. derece arkeolojik sit ilan edildi. Ancak firma çalışmaları hızlandırınca protesto gösterileri daha da büyüdü. Bütün kararlara ve tepkilere karşın Çevre Bakanlığı, 25 Haziran 1998’de ÇED raporuna “olumlu” belgesi verdi. Hemen ertesi gün de Dilek-Güroluk HES’in temel atma töreni düzenlendi. Yöre halkının hukuksal mücadelesine uluslararası çevre örgütleri de destek verdi. 10 Mart 1999’da Trabzon İdare Mahkemesi kararıyla yapılan bilirkişi incelemesi 68 bin ağacın kesileceğini, bırakılacak olan yüzde 16 oranındaki suyun da deredeki canlı yaşamının sürmesi için yeterli olmayacağını gözler önüne serdi.

    Bundan sonra mahkemelerin peş peşe yürütmeyi durdurma kararı vermesi ve şirketin itirazlarıyla dava Danıştay’a gitti. Son olarak 2001 yılında Danıştay 6. Dairesi, mahkemenin verdiği “ÇED raporunu iptal eden” kararını onaylayarak, yörelerinde santral kurulmasını istemeyen 305 Çamlıhemşinliyi haklı buldu. Ancak bölgede ve Fırtına Vadisi’nde HES projeleri yine devam etti.

 Ömer Şan / Cumhuriyet


Alper Arın tarafından eklenmiş son yazılar:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir