<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Doğanın Melek Tozları &#187; Alıntılar</title>
	<atom:link href="http://doganin.melektozlari.com/kategori/alintilar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://doganin.melektozlari.com</link>
	<description>Yaşadığı yeryüzüne saygılı İlhan İrem dinleyicileri</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Feb 2012 12:47:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Çevre Ve Referandum</title>
		<link>http://doganin.melektozlari.com/cevre-ve-referandum</link>
		<comments>http://doganin.melektozlari.com/cevre-ve-referandum#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Aug 2010 16:59:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Alper Arın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Çed]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[HES]]></category>
		<category><![CDATA[Referandum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://doganin.melektozlari.com/?p=841</guid>
		<description><![CDATA[Çevre ve Referandum&#8230; Ülkenin dört bir yanında çevreyi, doğayı, doğal yaşamı korumaya yönelik mücadele yürütülüyor. Farklı görüşler, siyasal anlayışlardaki kişiler, kuruluşlar, dernekler, örgütler ve gruplar yağmaya, talana, soyguna, sömürüye karşı direniyor. HES’lere, çokuluslu maden şirketlerine, altın lobilerine, nükleer ve termik &#8230; <a href="http://doganin.melektozlari.com/cevre-ve-referandum">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çevre ve Referandum&#8230;</p>
<p>Ülkenin dört bir yanında çevreyi, doğayı, doğal yaşamı korumaya yönelik mücadele yürütülüyor.</p>
<p>Farklı görüşler, siyasal anlayışlardaki kişiler, kuruluşlar, dernekler, örgütler ve gruplar yağmaya, talana, soyguna, sömürüye karşı direniyor.</p>
<p>HES’lere, çokuluslu maden şirketlerine, altın lobilerine, nükleer ve termik santrallara, tarihi ve kültürel değerleri yok edenlere, kısacası tüm kirleticilere karşı eylemler her geçen gün yükseliyor&#8230;</p>
<p>Çevre direnişinin önemli ayaklarından birisi de hukuk mücadelesi.</p>
<p><span id="more-841"></span></p>
<p>İktidarın uygulamalarına karşı açılan birçok davada yargı, çevrecileri, korumacıları, ekolojistleri haklı buldu. Daha geçen hafta Rize İdare Mahkemesi, İkizdere Vadisi’nde yapılması planlanan Dereköy Regülatörü ve Demirkapı Hidroelektrik Santralı projesi için verilen “ÇED olumlu” kararını iptal etti&#8230; Gelelim güncel konumuz referanduma ve sonucunda çevre, doğa koruma davalarını etkileyecek yanına.</p>
<p>Belirtmekte yarar var, çevre mücadelesi, politik bir alanı kapsar. Bu alana giren her kişi ve kuruluş siyaset yapıyor demektir. Her çevreci, doğayı, çevreyi sömürenlerin, yağma edenlerin kim olduğunu, kimliklerini bilmelidir. Doğru bir çevre mücadelesi, antiemperyalist olmaktan, vahşi kapitalizme, liberal söyleme karşı çıkmaktan geçer. Bu nedenle sömürü düzeni ve işbirlikçilerinin yanında yer alarak, onların değirmenine su taşıyarak çevre mücadelesi ve doğa korumacılığı yapılamaz.</p>
<p>Referandumda bazı çevreciler “evet” diyeceklerini söylüyor. Çevre mücadelesinin “evet ya da hayır”dan bağımsız yürüyeceğini savunuyor.</p>
<p>Yanılıyorlar.</p>
<p>Eski İzmir Baro Başkanı ve çevre mücadelesinin öncü isimlerinden Noyan Özkan, bu düşüncede olanları uyarıyor, “Başınızı kuma gömmeyin” diyor.</p>
<p>Çünkü, anayasa paketiyle getirilen yargısal düzenlemeler, kamu yararına açılacak birçok davayı olduğu gibi, çevre davalarını da etkileyecek.</p>
<p>Öte yandan iktidar baskısıyla karşı karşıya kalacak yargının nasıl bağımsız olacağı ayrı bir sorun değil mi? Bakar mısınız, anayasanın 125. maddesinin 4. fıkrasında bir değişikliğe gidiliyor.</p>
<p>“Yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır” hükmüne “Hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz” cümlesi ekleniyor.</p>
<p>Böylece bundan önceki dönemlerde idari yargı organlarının, idarenin yerine geçerek yerindelik denetimi yaptığı vurgulanıyor.</p>
<p>Evetçiler bu değişikliğin çevre mücadelesini etkilemeyeceğini öne sürüyor.</p>
<p>Peki, o zaman soralım:</p>
<p>“Öyleyse bu değişiklik neden yapılıyor, hangi amacı taşıyor?”</p>
<p>***</p>
<p>Şimdi, çevre mücadelesine omuz vermeye çalışan, sömürüye karşı çıkan, 12 Eylül mağduru bir yurttaş olarak “hayır” diyeceğim! Oyumun gerekçeleri arasında paketin, AKP’nin hazırladığı bir dayatma olduğunu saymayacağım.</p>
<p>Dünyanın neresinde böyle birbirinden ayrı konuların yan yana getirilip, referanduma gidildiğini de sormayacağım.</p>
<p>Ne yapacağım?</p>
<p>Değişikliği hazırlayanların bir dizi hak ihlali, hukuksuzluk yaparken, ülkeyi korku imparatorluğuna dönüştürmüşken, “daha demokratik bir anayasa” söylemini kullanmasındaki çelişkiye dikkat çekmekle yetineceğim.</p>
<p>İçindeki üçü hariç diğer maddelerin yasayla düzenlenebileceğini de anımsatmakla kalacağım.</p>
<p>Eski İzmir Baro Başkanı ve çevre mücadelesinin öncü isimlerinden Noyan Özkan, bu düşüncede olanları uyarıyor, “Başınızı kuma gömmeyin” diyor.</p>
<p>Çünkü, anayasa paketiyle getirilen yargısal düzenlemeler, kamu yararına açılacak birçok davayı olduğu gibi, çevre davalarını da etkileyecek.</p>
<p>Öte yandan iktidar baskısıyla karşı karşıya kalacak yargının nasıl bağımsız olacağı ayrı bir sorun değil mi? Bakar mısınız, anayasanın 125. maddesinin 4. fıkrasında bir değişikliğe gidiliyor.</p>
<p>“Yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır” hükmüne “Hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz” cümlesi ekleniyor.</p>
<p>Böylece bundan önceki dönemlerde idari yargı organlarının, idarenin yerine geçerek yerindelik denetimi yaptığı vurgulanıyor.</p>
<p>Evetçiler bu değişikliğin çevre mücadelesini etkilemeyeceğini öne sürüyor.</p>
<p>Peki, o zaman soralım:</p>
<p>“Öyleyse bu değişiklik neden yapılıyor, hangi amacı taşıyor?”</p>
<p>***</p>
<p>Şimdi, çevre mücadelesine omuz vermeye çalışan, sömürüye karşı çıkan, 12 Eylül mağduru bir yurttaş olarak “hayır” diyeceğim! Oyumun gerekçeleri arasında paketin, AKP’nin hazırladığı bir dayatma olduğunu saymayacağım.</p>
<p>Dünyanın neresinde böyle birbirinden ayrı konuların yan yana getirilip, referanduma gidildiğini de sormayacağım.</p>
<p>Ne yapacağım?</p>
<p>Değişikliği hazırlayanların bir dizi hak ihlali, hukuksuzluk yaparken, ülkeyi korku imparatorluğuna dönüştürmüşken, “daha demokratik bir anayasa” söylemini kullanmasındaki çelişkiye dikkat çekmekle yetineceğim.</p>
<p>İçindeki üçü hariç diğer maddelerin yasayla düzenlenebileceğini de anımsatmakla kalacağım.</p>
<p>Peki, o zaman?</p>
<p>Öz olarak pakete, “AKP’nin yargıyı bütünsel olarak ele geçirme, Yüce Divan’dan kurtulma niyetinin belgesidir” deyip, şu ana gerekçeyi vurgulamakla yetineceğim:</p>
<p>Anayasa değişikliği paketini getirenlerle 12 Eylül darbesini yapanlar, ortak bir iradenin ürünüdür.</p>
<p>Arkalarındaki güç, emperyalizmdir, küresel sömürü düzenidir.</p>
<p>12 Eylül, askeri bir faşist darbedir. Eğer geçerse referandum sivil bir darbe, örtülü faşizm olacaktır.</p>
<p>Serdar Kızık (24.8.2010)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://doganin.melektozlari.com/cevre-ve-referandum/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Unutulan &#8221; Deniz Feneri &#8220;</title>
		<link>http://doganin.melektozlari.com/unutulan-deniz-feneri</link>
		<comments>http://doganin.melektozlari.com/unutulan-deniz-feneri#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Oct 2008 19:40:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Alper Arın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İlk Deniz Feneri]]></category>
		<category><![CDATA[Kalkan]]></category>
		<category><![CDATA[Patara]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://doganin.melektozlari.com/?p=277</guid>
		<description><![CDATA[        Roma İmparatoru Neron tarafından Patara Limanı&#8217;na yaptırılan, hala ayakta kalabilmiş, bilinen en eski deniz feneri, 11 metrelik kum dağının altından gün ışığına çıkarıldı.     Patara Kazı Başkanı Prof. Dr. Havva İşkan Işık, Patara&#8217;da incelemelerde bulunan Antalya Valisi Alaaddin &#8230; <a href="http://doganin.melektozlari.com/unutulan-deniz-feneri">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div></div>
<p><span style="font-size: x-small;"></p>
<div id="attachment_278" class="wp-caption alignnone" style="width: 290px"><a href="http://doganin.melektozlari.com/wp-content/uploads/patara.jpg"><img class="size-medium wp-image-278" title="Patara" src="http://doganin.melektozlari.com/wp-content/uploads/patara.jpg" alt="Patara" width="280" height="190" /></a><p class="wp-caption-text">Patara</p></div>
<p>  </p>
<div><span style="font-size: x-small;">     Roma İmparatoru Neron tarafından Patara Limanı&#8217;na yaptırılan, hala ayakta kalabilmiş, bilinen en eski deniz feneri, 11 metrelik kum dağının altından gün ışığına çıkarıldı.</span></div>
<div></div>
<div><span style="font-size: x-small;"><span id="more-277"></span></span></div>
<p><font style="font-size: x-small;" size="2"><span style="font-size: x-small;">    Patara Kazı Başkanı Prof. Dr. Havva İşkan Işık, Patara&#8217;da incelemelerde bulunan Antalya Valisi Alaaddin Yüksel&#8217;e, gün ışığına çıkarılan deniz feneri hakkında bilgi verdi.</p>
<p>    Fenerin korunması için restorasyon projesi hazırlanması gerektiğini kaydeden Işık, &#8220;İmparator Neron Patara Limanı&#8217;nın iki ağzına 12 metre yükseklikte 2000 yıl önce iki dev deniz feneri yaptırmış. Patara&#8217;da bulunan bu deniz feneri dünyada var olan en eski orijinal deniz feneridir.</p>
<p>    Dünyanın en eski deniz feneri Mısır&#8217;ın İskenderiye kentinde. Ancak bu fenerden günümüze hiçbir şey kalmamış. Patara&#8217;daki fener ise hala sağlam&#8221; dedi.</p>
<p>    Işık, 2000 yıllık deniz fenerinin Patara kazıları sırasında dev kum dağlarının altında bulunduğunu belirterek, şunları söyledi:</p>
<p>    &#8220;Deniz fenerinin bulunduğu yer tamamen kumlarla dolmuş. Sahilden oldukça uzakta Patara Limanı&#8217;nın batı köşesinde bulunuyor. Deniz feneri 11 metrelik kum dağının altından gün ışığına çıkarıldı. Büyük bir ihtimalle limanın diğer köşesinde de ikinci bir deniz feneri var.</p>
<p>    Ancak bulunan deniz fenerini kurtarmaya yönelik restorasyon projesi çalışması yapılmadığı sürece ikinci deniz fenerini kum altından çıkarmak istemiyoruz. Çünkü çıkarılan deniz fenerinin altından kumların çekilmesi nedeniyle fenerde yıkılma tehlikesi var. Diğer deniz feneri hiç olmazsa kumların altında korunuyor.&#8221;</p>
<p>    Işık, deniz fenerinin sağlam olarak çıkarıldığına değinerek, &#8220;Ancak deniz fenerinin güney sağ köşesi yüzyıllar öncesinde Akdeniz&#8217;de oluşan, Mısır açıklarından gelen dev tsunami ile yıkılmış. Tsunami felaketinin Patara ve Kaş yöresine de büyük zararlar verdiği sanılıyor&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong></strong><strong>(Cnn Türk)</strong></p>
<p> </p>
<p></span></p>
<p></font></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://doganin.melektozlari.com/unutulan-deniz-feneri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünyaya ne kadar zarar veriyoruz?</title>
		<link>http://doganin.melektozlari.com/dunyaya-ne-kadar-zarar-veriyoruz</link>
		<comments>http://doganin.melektozlari.com/dunyaya-ne-kadar-zarar-veriyoruz#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Sep 2008 19:40:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Sevinç Işık</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre Testi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://doganin.melektozlari.com/dunyaya-ne-kadar-zarar-veriyoruz</guid>
		<description><![CDATA[Günahımızı kaç ağaç temizler? http://yesil.ntvmsnbc.com/CevreTesti/Test.aspx]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="500" height="276" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="http://doganin.melektozlari.com/grafik/karbonmetre544x301.swf" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="500" height="276" src="http://doganin.melektozlari.com/grafik/karbonmetre544x301.swf"></embed></object></p>
<p>Günahımızı kaç ağaç temizler?</p>
<p><a href="http://yesil.ntvmsnbc.com/CevreTesti/Test.aspx">http://yesil.ntvmsnbc.com/CevreTesti/Test.aspx</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://doganin.melektozlari.com/dunyaya-ne-kadar-zarar-veriyoruz/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Başka türlü bir sabaha uyanabilmek&#8230;&#8221;</title>
		<link>http://doganin.melektozlari.com/baska-turlu-bir-sabaha-uyanabilmek</link>
		<comments>http://doganin.melektozlari.com/baska-turlu-bir-sabaha-uyanabilmek#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Sep 2008 11:53:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Alper Arın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://doganin.melektozlari.com/baska-turlu-bir-sabaha-uyanabilmek</guid>
		<description><![CDATA[&#8220; Bugün insanoğlu, kendi yarattıkları yüzünden kendini toptan yok etme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Teknoloji artık insanın kontrol sınırlarından daha ileriye gitmiştir. Ozon tabakası yırtılmış, yeraltında yapılan atom bombası denemeleri nedeniyle tüm dünyadaki fay hatları harekete geçmiştir! Artık çok tehlikeli bir &#8230; <a href="http://doganin.melektozlari.com/baska-turlu-bir-sabaha-uyanabilmek">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_258" class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><img class="size-full wp-image-258" title="Doğanın Melek Tozları" src="http://doganin.melektozlari.com/wp-content/uploads/dmtmd.jpg" alt="Doğanın Melek Tozları" width="300" height="300" /><p class="wp-caption-text">Doğanın Melek Tozları</p></div>
<p>&#8220; Bugün insanoğlu, kendi yarattıkları yüzünden kendini toptan yok etme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Teknoloji artık insanın kontrol sınırlarından daha ileriye gitmiştir. <strong>Ozon tabakası yırtılmış, yeraltında yapılan atom bombası denemeleri nedeniyle tüm dünyadaki fay hatları harekete geçmiştir!</strong> Artık çok tehlikeli bir noktadayız!</p>
<p><span id="more-237"></span></p>
<p>Ruhsal, dinsel, teknolojik ve askeri kirlenmelerin nasıl öldürücü bir silaha dönüştüğünü kavradığımız zaman, üzerinde yaşadığımız ve tüm varlığımızı borçlu olduğumuz gezegeni yok ettiğimizi anlamaya başlayacağız! Yarattığımız gücü kontrol etmekte başarılı değiliz. İcat etme yeteneğimiz, avare aklımızın çok ötesinde ilerliyor! Yaşam kaynağı atomu parçalayarak, onu yok edici bir hale getirip, kozmozun yasalarını kötüye kullanan bir canlı türüyüz!!</p>
<p>Bugünkü görüntümüzle kainat örgüsünün zararlı düğümünü oluşturuyoruz. İyi-kötü bütün duygularımızın, dünyanın bir yerinde yaşanan bir olayın, güzelliğin, çirkinliğin, gezegenimizin ve evrenin her noktasına yayıldığını, tepkiler yarattığını duyumsayabilen, kainat bilincine ulaşmış evrensel sevgi birliği insanları olabilmeyi öğrenmeliyiz!.. Yoksa! Kainat, yasası gereği bizi hiçleyerek, yok ederek güzele dönüşmeyi sürdürecektir&#8230; <strong>Eğer biz, bütün nükleer oluşumların uzağında çok etkin bir çevre korumaya ve küreselleşme yalanlarının ötesinde gerçek evrensel kardeşliğe uyanmazsak; doğa, felaketlerle bezenmiş yok oluş senaryolarını acımasızca sahnelemeye devam edecektir.</strong> Yakın semalarımızda gezinen tanımlanamayan uzay ışıkları; bizi kainatın barışçıl dokusuna uymamız için uyarmak isteyen evrensel dostlarımız olabilirler&#8230;</p>
<p>Bütün bu felaketli gidişe karşın, evrensel sevgi planetinin ışıklı geleceğinden yana olan umudumu hiç yitirmedim! Çağı yakaladığımız güzelliklerin yanı sıra, hayatlarımıza duyarsızlıklar ve felaketler taşıyan bindokuzyüzlerin artık geçmişte kaldığı bir büyülü milenyum miladı sonrasında, başka türlü bir sabaha inanıyorum&#8230; Bütün bu yara berelere karşın &#8216;Altın Çağ&#8217;a ulaşacağız!..    Işık ve sevgiyle&#8230; &#8220;  (İlhan İrem-Altınçağa Köprü)</p>
<p>Röportaj: <a href="http://www.ozlemsuyev.com/"><strong>www.ozlemsuyev.com</strong></a></p>
<p>&#8221; Bitmeyen bir katliam, <strong>Dünya seyir duruyor, karanlıklar yürüyor,</strong> geceler yarim oldu ! &#8221;</p>
<p>Aslında tüm bunları günden güne daha iyi gözlemler ve hisseder olduk ! Yaşamaktayız. Bir gidişat mevcut. Zaman zaman kötüye doğru olduğu hissedilen ama yürek gözü açık aydınlık insanlarca aslında başka türlü bir seyrin de devam ettiği bir sürecin belki de tam ortasındayız ?!</p>
<p>Dünyamızda yıllardır sürmekte olan ve halen devam eden tüm çevresel felaketlerin, her gün yeni &#8220;gelecek senaryolarıyla&#8221; arttığı bugün, bizler gezegenimize olan gerekli vefayı göstermiyoruz ! Ve evet, ne yazık ki artık O da yasası gereği bizi hiçleyerek, yok ederek güzele dönüşmeyi sürdürüyor. Şimdilerde yardım istemeyi bıraktı, kendi yöntemiyle çözümler aramakta. Duyarlı olan bugünün azınlık insanları olarak üzülmekten çok daha fazlasını yapmazsak bir an gelecek &#8220;uyanmışlığımız&#8221; da fayda etmeyecek emin olun. Daha fazla insana çevre bilincini aşılamamız ve kendi yaşamımızda çevre adına yaptığımız fedakarlıkları bir kere daha gözden geçirerek özeleştiri yapmamız şart..tekrar&#8230;ve tekrar. Her dönem dünyevi koşuşturmacalardan silkinip bunu yineleyebilmek. Arınmak !</p>
<p>O zaman, çevre kıyımına katkısı olan tüm yasalardan öte bir kudrete sahip, herbirimizin içindeki o ışığın değeri kendini gösterecek ve dönüşüm başlayacak. Sanal ortamın bu mücadelede her geçen gün öneminin daha fazla arttığı aşikar.</p>
<p>Hadi&#8230;Başlayalım mı ?..</p>
<p><span lang="EN"> <strong>&#8221; Eğer bir gün hayatınızda bir dönüşüm olacaksa; O gün yobazlıklarla, bağnazlıklarla, haksızlıklarla ve duyarsızlıklarla kavga eden, bugünlerin azınlık insanlarına şükretmelisiniz. &#8221; </strong></span></p>
<p><span lang="EN"><strong> </strong>Alper Arın</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://doganin.melektozlari.com/baska-turlu-bir-sabaha-uyanabilmek/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>“Bir İmzada Sen At Ormanları Kurtaralım” İmza Kampanyası</title>
		<link>http://doganin.melektozlari.com/%e2%80%9cbir-imzada-sen-at-ormanlari-kurtaralim%e2%80%9d-imza-kampanyasi</link>
		<comments>http://doganin.melektozlari.com/%e2%80%9cbir-imzada-sen-at-ormanlari-kurtaralim%e2%80%9d-imza-kampanyasi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Aug 2008 13:22:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Erdem Kılıç</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Kampanyalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://doganin.melektozlari.com/%e2%80%9cbir-imzada-sen-at-ormanlari-kurtaralim%e2%80%9d-imza-kampanyasi</guid>
		<description><![CDATA[Başımız dertte&#8230; Evet son zamanlarda gündemde cok gordugunuz ve hepinizin isyan ettigi ormanların yok olmasına karşı baslattıgımız bu yolda hepinizin ne kadar duyarlı davranacagını bılıyorum evet sayın halkım size sesleniyorum sessiz kalmayın hepinizn bu kampanyamıza destek olun el ele yarınlara &#8230; <a href="http://doganin.melektozlari.com/%e2%80%9cbir-imzada-sen-at-ormanlari-kurtaralim%e2%80%9d-imza-kampanyasi">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="left">Başımız dertte&#8230;<br />
Evet son zamanlarda gündemde cok gordugunuz ve hepinizin isyan ettigi ormanların yok olmasına karşı baslattıgımız bu yolda hepinizin ne kadar duyarlı davranacagını bılıyorum evet sayın halkım size sesleniyorum sessiz kalmayın hepinizn bu kampanyamıza destek olun el ele yarınlara yukselelim&#8230;</p>
<p align="left">*Not:<br />
Yakın Bir Zaman İçerisinde Gercek Anlamda Olusumunu Tamamlayıp Baslıyacak Olan ( Bir İmzada Sen At Ormanları Kurtaralım) adlı Projemizin Butun Geliri TEMA VAKFI&#8217;na bagıslanacaktır.Bu Muhtesem Organizasyonda Bizleri Yanlız Bırakmayan Ünlü Arkadaslarıma Cok tesekkur ediyorum.Bir Çok Ünlü İsiminde Beraber Olacagı O Muhtesem Gunde Sizde Bizimle Olun.Kampanya Suresince Aşşagıdaki E-mail Adresinden Bize Ulasabilir Detaylı Bilgi Alabilirsiniz..</p>
<p>mail:birimzadasenat@hotmail.com</p>
<p>Onur Toraman / Organization Director</p>
<p>Duyarsız Kalmayınız.</p>
<p>Kampanya Oluşumunun Hayata Geçmesi için Gereken Üye Sayı 1,000 ve Üstü dür. <a rel="nofollow" href="http://onurtoraman.org/imza/"><font color="#3b5998">http://onurtoraman.org/imz</font>a/</a> Adresine grip imzanızı atınız ve çevrenizi de bilinçlendiriniz.Gerçekten Gordunuz İhmalsizlikler Yuzunden Antalya&#8217;da 23.000 Futbol Sahası Edicek Buyuklukte Bir Alan Kül Olmuştur. ve Hala Seyirciyiz.Lutfen Duyarsız Kalmayın Lutfen Sessiz Kalmayın Arkadaslar.Hadi Bir İmzada Siz Atın ve Attırın .<br />
Sevgilerimle<br />
Onur TORAMAN</p>
<p>Web : <a rel="nofollow" href="http://onurtoraman.org/imza/"><font color="#3b5998">http://onurtoraman.org/imz</font>a/</a><a href="http://onurtoraman.org/imza/"></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://doganin.melektozlari.com/%e2%80%9cbir-imzada-sen-at-ormanlari-kurtaralim%e2%80%9d-imza-kampanyasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İklim değişikliği fok doğumlarını erteledi !</title>
		<link>http://doganin.melektozlari.com/iklim-degisikligi-fok-dogumlarini-erteledi</link>
		<comments>http://doganin.melektozlari.com/iklim-degisikligi-fok-dogumlarini-erteledi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jul 2008 18:16:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Yücel Öztaylan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://doganin.melektozlari.com/iklim-degisikligi-fok-dogumlarini-erteledi</guid>
		<description><![CDATA[Bu yıl doğacak yeni yavrularla, sahillerdeki Akdeniz Foku sayısının 50’ye ulaşması bekleniyor. Daha önce ağustos ortalarında gerçekleşen Akdeniz Foku doğumlarının, iklim değişikliğine bağlı olarak son yıllarda yaklaşık 3 ay gecikmeli gerçekleştiği bildirildi Daha önce ağustos ortalarında gerçekleşen Akdeniz Foku doğumlarının, &#8230; <a href="http://doganin.melektozlari.com/iklim-degisikligi-fok-dogumlarini-erteledi">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center"><img width="460" src="http://i.radikal.com.tr/644x385/2008/07/25/fft5_mf33836.Jpeg" alt="İklim değişikliği fok doğumlarını erteledi  " height="306" /></p>
<p><em>Bu yıl doğacak yeni yavrularla, sahillerdeki Akdeniz Foku sayısının 50’ye ulaşması bekleniyor.</em></p>
<p>Daha önce ağustos ortalarında gerçekleşen Akdeniz Foku doğumlarının, iklim değişikliğine bağlı olarak son yıllarda yaklaşık 3 ay gecikmeli gerçekleştiği bildirildi Daha önce ağustos ortalarında gerçekleşen Akdeniz Foku doğumlarının, iklim değişikliğine bağlı olarak son yıllarda yaklaşık 3 ay gecikmeli gerçekleştiği bildirildi.</p>
<p><span id="more-224"></span></p>
<p>Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Erdemli Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Cemal Gücü, deniz ekosistemine zarar veren, balıkçılık da dahil denizlerdeki tüm faaliyetleri olumsuz etkileyen deniz kirliliğinin, doğal kaynakların sürdürülebilirliği ve insanların geleceği bakımından risk taşıdığını söyledi.</p>
<p>Doç. Dr. Gücü, üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye’deki deniz kirliliği gibi kıyılardaki hızlı yapılaşma, aşırı avcılık, turizm ve atıkların boşaltılamamasının yanı sıra, iklim değişikliğinin de deniz yaşamını etkileyen önemli unsurlardan biri olduğuna işaret etti.</p>
<p><strong>DOĞUMLAR ÜÇ AY ERTELENDİ</strong></p>
<p>Denizdeki biyolojik hayatın verimlilik ve sürekliliğinin, sudaki oksijen ve ısı miktarı ile su ısısına bağlı olduğunu belirten Doç. Dr. Gücü, son birkaç yıldan beri iklim değişikliğinin de Akdeniz foklarının doğumunun yaklaşık 3 ay ertelenmesine yol açtığını ifade etti.</p>
<p>Doç. Dr. Ali Cemal Gücü, Akdeniz fok kolonisindeki dişilerin daha önce ağustos ortalarında doğum yaptıklarına dikkati çekerek, &#8220;fokların doğumları ekim ayı sonlarına doğru sarkmaya başladı. Geçen yıl ağustosta doğmalarını beklediğimiz yavruların ekim sonunda dünyaya geldikleri belirlendi&#8221; dedi.</p>
<p>Anne fokların doğumlarındaki değişimin, son birkaç yıldır sonbaharın yaşanmamasından kaynaklandığını anlatan Doç. Dr. Gücü, şöyle konuştu:</p>
<p>&#8220;Yazdan kışa, doğrudan mevsim geçişleri deniz canlılarının yaşamını olumsuz etkiliyor. Sıcak ortamın, ara mevsim yaşanmadan birden bire değişmesi ve rüzgar değişimleri gibi faktörler, Akdeniz fokunun alışılagelmiş üreme zamanını değiştirdi. İklim değişikliğine bağlı olarak sudaki ısı değişikliği de bunun nedenlerinden biri. Ancak ısı değişikliğinin oranı konusunda elimizde net veriler yok. Bu konuda araştırma yapılıyor.&#8221;</p>
<p><strong>KOLONİ EKSİLDİ</strong></p>
<p>Doç. Dr. Gücü, dünyada 34 tür arasında yer alan ve sayıları 500’ü bulan Akdeniz fokunun (Monachus Manachus) Türkiye kıyılarındaki popülasyonunun devam etmesi için başlatılan bilimsel araştırma ve koruma çalışmalarının sürdüğünü söyledi.</p>
<p>Taşucu ve Gazipaşa hattındaki 1996 ve 1997 yıllarında 13 tane olduğu bilinen fok sayısının, koruma çalışmaları sayesinde günümüzde önemli oranda arttığını belirten Gücü, &#8220;Geçen yıl ekim sonunda doğan 7 yavruyla koloni sayısı 45’e ulaşmıştı. Ancak bunlardan 5’i, balıkçı ağlarına takılarak boğulma, sert cisimle vurulması ve farklı bazı nedenlerle öldü. Bu dönem doğması beklenen yavrularla koloni sayısı 50’ye yaklaşacak&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Doç. Dr. Gücü, Mersin ve Antalya, Türkiye ve Kıbrıs arasında ve Doğu Akdeniz’de görülen fokların sayısının artmasının kendilerini sevindirdiğini, ancak ölümlerin de bir o kadar üzdüğünü söyledi. (aa)</p>
<p><a href="http://www.radikal.com.tr/">www.radikal.com.tr</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://doganin.melektozlari.com/iklim-degisikligi-fok-dogumlarini-erteledi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akdeniz&#8217;de Zehirli Balık Uyarısı</title>
		<link>http://doganin.melektozlari.com/akdenizde-zehiri-balik-uyarisi</link>
		<comments>http://doganin.melektozlari.com/akdenizde-zehiri-balik-uyarisi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Jul 2008 18:04:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Yücel Öztaylan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://doganin.melektozlari.com/akdenizde-zehiri-balik-uyarisi</guid>
		<description><![CDATA[Küresel ısınma yüzünden Hint Okyanusu&#8217;ndan Akdeniz&#8217;e 33 balık türü sızmış. Prof. Bayram Öztürk: Zehirli balıklar da var. Halkımız bunları yemesin. İstanbul Üniversitesi (İÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bayram Öztürk, küresel ısınma nedeniyle Hint Okyanusu’ndan Akdeniz’e ve Türk sularına &#8230; <a href="http://doganin.melektozlari.com/akdenizde-zehiri-balik-uyarisi">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Küresel ısınma yüzünden Hint Okyanusu&#8217;ndan Akdeniz&#8217;e 33 balık türü sızmış. Prof. Bayram Öztürk: Zehirli balıklar da var. Halkımız bunları yemesin.</strong></p>
<p>İstanbul Üniversitesi (İÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bayram Öztürk, küresel ısınma nedeniyle Hint Okyanusu’ndan Akdeniz’e ve Türk sularına yabancı canlıların girdiğini belirtti. Prof. Dr. Öztürk, bunların takip edilmesi, Akdeniz’in petrol taşımacılığında yeni bir döneme girilmesi nedeniyle de bölgede petrol kirliliğine karşı &#8220;Acil Müdahale Eylem Planı&#8221; oluşturulması gerektiğini söyledi.<br />
Akdeniz’de Suriye, Lübnan, Mısır ve Kıbrıs uluslararası sularında araştırma yapan İÜ Su Ürünleri Fakültesine ait Yunus-S isimli araştırma gemisi, Antalya Limanı’nı ziyaret etti. Deniz Ticaret Odası Antalya Şubesinde basın toplantısı düzenleyen İÜ Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bayram Öztürk, Akdeniz’deki araştırma çalışmaları hakkında bilgi verdi.</p>
<p><span id="more-223"></span><br />
<strong>FİNİKE ÇUKURUNDA ARAŞTIRMA YAPACAK </strong><br />
Prof. Dr. Öztürk, bundan sonraki çalışmalarını Antalya’nın Finike ilçesinin 60 mil açığında yer alan 2 bin 600 metre derinlikteki aktif fay hattı bulunun Finike Çukuru ile Kalkan’ın 70 mil açığında sürdüreceklerini, daha sonra Rodos Çukuru’nu ve Marmaris yolunu takip edip Ege’ye çıkacaklarını bildirdi.<br />
Yunus-S Araştırma gemisindeki 20 kişilik ekiple 15 gündür Akdeniz’de çalıştıklarını belirten Prof. Dr. Öztürk, Türkiye’de ilk kez Akdeniz’de uluslararası sularda araştırma yapıldığını kaydetti. Akdeniz’de oluşturulan &#8220;Münhasır Ekonomik Bölge&#8221;nin Türkiye’ye kapatılmak istendiğini ifade eden Prof. Dr. Öztürk, bu bölgede Türkiye’ye çok küçük bir alan teklif edildiğini, ancak Türkiye’nin bunu kabul etmediğini vurguladı.<br />
Münhasır Ekonomik Bölge’de hem canlı, hem cansız kaynakların korunması ve işletilmesi ile ülkelerin nüfuz alanının çok önemli olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Öztürk, şöyle konuştu:<br />
&#8220;Akdeniz’de oluşturulan Münhasır Ekonomik Bölge’de canlı kaynaklar balık, balina yunus ve aklınıza ne gelirse korunması ile petrol ve maden gibi cansız kaynakların korunması ve işletilmesi çok önemli. Türkiye dışındaki ülkeler, bu alanlarda 200 millik alanda hak ilan ederler. Akdeniz’in yeni durumu budur. Bunu tetikleyen mekanizma AB’dir. AB buralarını Avrupa suları olarak ilan etmiştir. Fakat AB’nin Avrupa suları ilan ettiği alanlar, Türkiye’nin tanımadığı alanlardır. Dolayısıyla bizim açımızdan Avrupa suları, sınırları ve tanımları olmayan, şimdilik bilinmeyen alanlardır. AB’ne girecek Türkiye’nin bu alanlarda da hakkı olmalıdır. Hem balıkçılık ve seyri sefer, hem balıkçılık ve hem de petrol kaynakları açısından.&#8221;<br />
<strong>&#8220;TÜRKİYE KIYILARINA GİREN 33 BALIK TÜRÜ VAR&#8221; </strong><br />
Küresel ısınmaya bağlı olarak Süveyş Kanalı’ndan Akdeniz’e giriş yapan canlılar ve vereceği zararlar ile diğer zararlıların bilinmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Öztürk, şöyle devam etti:<br />
&#8220;Küresel ısınma nedeniyle Hint Okyanusu’ndan Akdeniz’e gelen canlılar var. Zehirli balıklar var. Bu balıkların iyice incelenmesi gerekir. Halkımızın bu balıkları yememesi lazım. Vatandaşlara yönelik bu konuda kampanyalar başlatılmalı. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma Kontrol Genel Müdürlüğünün takip etmesi lazım. Akdeniz’in Türkiye kıyılarına giren 33 balık türü var. Küresel ısınmayı ve sonuçlarını kabul etmek zorundayız. Küresel ısınmaya bağlı olarak yeni organizmalar oluşuyor. Akdeniz’de Türkiye ekonomisi için çok önemli olan orkinos balıklarının yumurta ve lavraları önemli. Araştırmamızda Türkiye karasuları için önemli olan Kaşalot balinaları var. Bunları çok iyi değerlendirmeliyiz. Eko turizm için çok önemli. Kısacası denizlerimizde ne olup bittiğini öğrenmek çok önemli.&#8221;<strong>DENİZ ANASI SALGINI</strong></p>
<p>Küresel ısınmaya bağlı olarak geçen yıl İspanya ve İtalya kıyılarında deniz anası salgını yaşandığını, bu nedenle bu ülkelerin plajlarında turistik tesislerde kaos olduğunu belirten Prof. Dr. Öztürk, küresel ısınma nedeniyle Akdeniz sularına zehirli balıkların da girdiğini söyledi.</p>
<p><strong>PETROL KİRLİLİĞİ ACİL MÜDAHALE EYLEM PLANI</strong></p>
<p>Türkiye’de Bakü-Ceyhan Petrol Boru hattı da dahil olmak üzere Akdeniz’de ’Petrol Tanker Hattı’ olduğuna işaret eden Prof. Dr. Öztürk, bunun Akdeniz’de ciddi bir petrol kirliliğine yol açabileceğini bildirdi.<br />
Prof. Dr. Öztürk, bu nedenle Türkiye’nin, Akdeniz’deki karasularında petrol kirliliğini bir an önce tespit etmesi, petrol kirliliğine karşı acil müdahale planı hazırlanması gerektiğini belirtti.<br />
Denizlerde bakteri miktarının da mutlaka araştırılması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Öztürk, Karadeniz’in oldukça kirli olduğunu savundu. Türkiye’de diğer sahillerin de kirli olduğunu bildiren Prof. Dr. Öztürk, &#8220;Denizlerimizin, kıyılarımızın kirlenmesini önlemek ve korunması için ne yazık ki valilikler ve İl Kontrol Müdürlüklerinin yaptıkları çok çok yetersiz. Son zamanlarda bizim yüzümüzü kızartacak durumlar yaşandı&#8221; dedi.</p>
<p><strong>BALIK TÜRLERİNDE AZALMA </strong><br />
Yunus-S Gemisi araştırma ekibinde yer alan İÜ Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülşen Altuğ da Uluslararası Atlantik Koruma Kurulu’nun aldığı tedbirlere rağmen Akdeniz’de orkinos balığı stoklarının azaldığını bildirdi.<br />
Aşırı orkinos avcılığının yaşandığını belirten Doç. Dr. Altuğ, sürdürülebilir balıkçılığın yapılması gerektiğini, aksi takdirde bu balık neslinin tehlikeye gireceğini vurguladı.<br />
Akdeniz’de aşırı avlanma nedeniyle orkinos, uskumru, mersin ve kılıç balığı stoklarının da azaldığını ve neslinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını ifade eden Doç. Dr. Altuğ, şunları kaydetti:<br />
&#8220;Akdeniz’de orkinos, uskumru, mersin ve kılıç balığı, Karadeniz’de, hamsi, palamut, lüfer, stokları çok azaldı. Bu yıl Karadeniz’de yapılan balıkçılıkta, hamsi, palamut, lüfer, çok çok az oldu. Bizim balıkçılığımızın ana girdisini hamsi ve palamut oluştururken stoklarda ciddi bir azalma söz konusu. Bu azalma sadece aşırı avcılık değil, Karadeniz’deki kirlilikten de kaynaklanıyor.&#8221;<br />
Araştırma ekibinde bulunan diğer uzmanlar da küresel ısınmaya bağlı olarak Süveyş kanalından Akdeniz’e değişik tür balıklarının geldiğini, buradan da Türkiye’nin Akdeniz sahillerinden Ege ve Karadeniz’e doğru ulaştığını belirttiler.<br />
Hint Okyanusundan Akdeniz’e gelip buradan Ege, Marmara ve Karadeniz’e ulaşan bu balık türlerinin bu denizlerdeki yerleşik balık türlerini de tehlikeye soktuğunu ifade eden uzmanlar, bunun, balık stoklarının düşmesine, uskumru ve lüferin azalmasına neden olduğunu kaydettiler. Uzmanlar, Ege, Marmara ve Karadeniz’deki balık türlerinin, Hint Okyanusundan gelen balık türlerinin baskısı altında olduğunu ifade ettiler. (aa)</p>
<p><a href="http://www.radikal.com.tr/">www.radikal.com.tr</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://doganin.melektozlari.com/akdenizde-zehiri-balik-uyarisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çöl Varanı</title>
		<link>http://doganin.melektozlari.com/col-varani</link>
		<comments>http://doganin.melektozlari.com/col-varani#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Jun 2008 05:48:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Alper Arın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Çöl Varanı]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[Sıfır Yok Oluş Projesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://doganin.melektozlari.com/col-varani</guid>
		<description><![CDATA[         Yarı çöl alanlarında yaşayan ve boyu yaklaşık 1 metre olan çöl varanı (Varanus griseus), ilk kez Şanlıurfa&#8217;da görüntülendi.     Doğa Derneği&#8217;nin Şanlıurfa&#8217;da yürüttüğü &#8216;Hedef Sıfır Yok Oluş Kampanyası&#8217; ( http://www.dogadernegi.org/index.php?sayfa=sifir-yok-olus) kapsamında, bir kertenkeleye göre çok iri olmasından dolayı &#8220;dev &#8230; <a href="http://doganin.melektozlari.com/col-varani">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://doganin.melektozlari.com/wp-content/uploads/2008/06/colvarani1.jpg" alt="Varanus griseus" />     </p>
<p>   Yarı çöl alanlarında yaşayan ve boyu yaklaşık 1 metre olan çöl varanı (Varanus griseus), ilk kez Şanlıurfa&#8217;da görüntülendi.</p>
<p><span id="more-215"></span></p>
<p>    Doğa Derneği&#8217;nin Şanlıurfa&#8217;da yürüttüğü &#8216;Hedef Sıfır Yok Oluş Kampanyası&#8217; ( <a href="http://www.dogadernegi.org/index.php?sayfa=sifir-yok-olus">http://www.dogadernegi.org/index.php?sayfa=sifir-yok-olus</a>) kapsamında, bir kertenkeleye göre çok iri olmasından dolayı &#8220;dev kertenkele&#8221; de denilen çöl varanlarından biri görüntülendi. Doğa Derneği uzmanı Turan Çetin, bu nadir canlı türünü doğal yaşam ortamında ilk kez fotoğraflamayı ve filme almayı başardı. Bu sonuç, Şanlıurfa bozkırlarında yaşayan nesli tehlikedeki canlıların korunmasına yönelik umutları artırdı.<br />
   Doğa Derneği&#8217;nin Urfa&#8217;nın Bozkırları Projesi çerçevesinde yapılan arazi çalışmalarında tespit edilen çöl varanının boyu yaklaşık 1 metre olmakla birlikte, bu nadir canlının boyunun 1 metre 30 santime kadar çıkabildiği belirtildi. Doğa Derneği uzmanı Turan Çetin, &#8220;Çöl varanı, Şanlıurfa&#8217;daki kurak alanlarda yaşıyor ancak tarım alanlarının genişlemesi nedeniyle nesli tehlike altında&#8221; dedi.</p>
<p>   Doğa Derneği&#8217;nin bölgede daha önce yaptığı çalışmalar sonucunda çöl varanının bulunduğu son yerler saptanmış ancak bu nadir kertenkele türü tam olarak görüntülenememişti. Çöl varanı, kendisi ile aynı alanı paylaşan köylüler tarafından da biliniyordu ancak görünüşü nedeniyle korkulan ve görüldüğü yerde öldürülen bir canlı türüydü. Doğa Derneği&#8217;nin köylerde yaptığı çalışmalar sonucunda bölge halkı da bu nadir canlıyı koruma altına aldı.<br />
   Doğa Derneği Genel Müdürü Güven Eken, yaptığı açıklamada, &#8220;Doğa Derneği&#8217;nin Sıfır Yok Oluş Projesi kapsamında okullarda çöl varanını tanıtan ve doğadaki önemini anlatan oyunlar oynandı, köylülerle sohbet edildi. Bölgede yaşayan Ahmet Demir, Doğa Derneği gönüllüsü olarak son iki yıldır bu dev kertenkele için arazi çalışmaları yapıyor ve görüldüğü yerleri kayıt altına alıyordu. Türün tam olarak görüntülenmesini de yine bölgedeki köylülerin çalışmaları sağladı&#8221; diye konuştu. Güven Eken, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>    &#8220;Doğa Derneği&#8217;nin Şanlıurfa ekibi, bozkırların da çok güzel ve zengin olduğunu göstermek için uzun zamandır çalışıyor. Çöl varanı gibi çok nadir canlıların doğal alanlarında görüntülenmesi, doğanın yalnızca mavi ve yeşilden oluşmadığını Türkiye&#8217;ye hatırlatmak için son derece önemli bir gelişmedir. Ceylan, telli turna, yaban koyunu gibi kültürümüzde önemli yer oluşturan türlerin tamamı bozkır canlılarıdır. Doğa Derneği, tehlike altındaki bozkır yaşamını tanıtmaya ve korumaya devam edecek.&#8221;<br />
Çöl varanı (Varanus griseus) çöl ve yarı çöl alanlarda yayılım gösteren bir canlı türüdür. En belirgin özellikleri; dillerinin uzun, ince ve uçlarının çatallı olmasıdır. Sırt bölgesinin rengi genel olarak sarımsı kahverengi ya da grimsi olur. Sırtında koyu kahverengi ya da siyah, enine şeritler bulunur. Gündüzleri aktiftir. Genel olarak diğer küçük kertenkeleler, kemiriciler, avlayabildikleri kuşlar ve sürüngen yumurtalarıyla beslenirler. Ayrıca, toprağı kazabilir ve ağaçlara tırmanabilirler. Dişiler bir defada 10-12 kadar yumurta bırakabilir. Boyları 100 santimetre (en fazla 130 santimetre) kadar olabilir. Çöl varanı türü Kuzey Afrika&#8217;dan Güneybatı Asya&#8217;ya, Afganistan, Pakistan ve Kazakistan&#8217;a kadar yayılım gösterir. Türkiye&#8217;de ise &#8216;Varanus griseus griseus&#8217; alt türü yaşamaktadır. Bu alt tür, Kuzey Afrika ve Ortadoğu&#8217;da yaşamaktadır. Çöl varanı, Güneydoğu Anadolu Bölgesi&#8217;nde Şanlıurfa Birecik, Ceylanpınar ve Şırnak Silopi&#8217;de görülmektedir.</p>
<p><img src="http://doganin.melektozlari.com/wp-content/uploads/2008/06/colvarani2.jpg" alt="Varanus griseus" />   <img src="http://doganin.melektozlari.com/wp-content/uploads/2008/06/colvarani3.jpg" alt="Varanus griseus" />   <img src="http://doganin.melektozlari.com/wp-content/uploads/2008/06/colvarani4.jpg" alt="Varanus griseus" /></p>
<p>                                                                                           <strong>(Mynet Haber)</strong></p>
<p><strong>Önemli Hatırlatma :  <a href="http://www.bendegemideyim.com/">www.bendegemideyim.com</a>     Destek olun !</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://doganin.melektozlari.com/col-varani/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AP 21 Mayıs 2008 Kararı (Prg.37)</title>
		<link>http://doganin.melektozlari.com/ap-21-mayis-2008-karari-prg37</link>
		<comments>http://doganin.melektozlari.com/ap-21-mayis-2008-karari-prg37#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 May 2008 12:53:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Alper Arın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Allianoi]]></category>
		<category><![CDATA[Bergama]]></category>
		<category><![CDATA[Ilısu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://doganin.melektozlari.com/ap-21-mayis-2008-karari-prg37</guid>
		<description><![CDATA[     &#8220;   37.  Calls on the Turkish government to apply European standards to projects with far-reaching effects, such as the construction of dams in the Munzur valley, the Allianoi dam, the construction of the Ilisu dam and gold-mining in Bergama and &#8230; <a href="http://doganin.melektozlari.com/ap-21-mayis-2008-karari-prg37">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>     &#8220;   <font color="#008000">37.  Calls on the Turkish government to apply European standards to projects with far-reaching effects, such as the construction of dams in the Munzur valley, the Allianoi dam, the construction of the Ilisu dam and gold-mining in Bergama and other regions, which threaten both the historical heritage and unique, valuable landscapes; calls on the Turkish government to take EU law as a guideline when planning regional development projects; &#8220;</font></p>
<p><span id="more-184"></span><br />
   Avrupa Parlamentosu&#8217; nun 21 Mayıs tarihindeki Türkiye raporunun 37. paragrafı bizlerin de aylardır parmak bastığı çeşitli kültürel zenginlikleri ve çevresel  gelişmeleri, ülkemize dışarıdan bakan gözle yorumlaması açısından hem objektif, hem de ders alınması gereken bir içeriğe sahiptir.</p>
<p>  Orjinal metin yukarıda olup &#8220;resmi olmayan çevirisi&#8221; aşağıdaki gibidir :</p>
<p>  <font color="#808000"> </font><font color="#008000">&#8221; 37.  Munzur vadisi, Allianoi ve Ilısu&#8217;da yapımı planlanan barajlar ile Bergama ve diğer bölgelerdeki altın madeni gibi projelerin eşsiz tarihi mirası, doğal yaşamı tehdit edeceği düşünülerek Türkiye Hükümeti Avrupa standartlarına uymaya davet edilmektedir. Türkiye Hükümeti bu gibi projelerin planlamasında Avrupa Birliği yasalarını kılavuz olarak kullanmaya davet edilmektedir. &#8221;<br />
</font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://doganin.melektozlari.com/ap-21-mayis-2008-karari-prg37/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çed Raporu Alınmadan Zeytinler Kesildi</title>
		<link>http://doganin.melektozlari.com/ced-raporu-alinmadan-zeytinler-kesildi</link>
		<comments>http://doganin.melektozlari.com/ced-raporu-alinmadan-zeytinler-kesildi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 May 2008 13:59:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Alper Arın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Aliağa]]></category>
		<category><![CDATA[Orman Katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Termik Santral]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://doganin.melektozlari.com/ced-raporu-alinmadan-zeytinler-kesildi</guid>
		<description><![CDATA[                                                    Aliağa&#8217;da kömüre dayalı kurulmak istenen santrallerin çevre etkisi zeytin ağaçlarının kesilmesiyle başladı.       Bölgede 800 megavatlık kömüre dayalı bir santral kurmak için 300 dönümlük arazi satın alan Enka, arazi içerisinde bulunan 100&#8242;e yakın zeytin ağacını kesti.      &#8230; <a href="http://doganin.melektozlari.com/ced-raporu-alinmadan-zeytinler-kesildi">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>                      <img src="http://doganin.melektozlari.com/wp-content/uploads/2008/05/ced.jpg" alt="Aliağa" />                 </strong><font size="2">        </font></p>
<p><font size="2">     Aliağa&#8217;da kömüre dayalı kurulmak istenen santrallerin çevre etkisi zeytin ağaçlarının kesilmesiyle başladı.</font></p>
<p><font size="2"><span id="more-174"></span><br />
      Bölgede 800 megavatlık kömüre dayalı bir santral kurmak için 300 dönümlük arazi satın alan Enka, arazi içerisinde bulunan 100&#8242;e yakın zeytin ağacını kesti.<br />
     Yalnızca Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) dan izin alan Enka&#8217;nın Çevre ve Orman Bakanlığı&#8217;na &#8216;Ön ÇED raporu&#8217; için bile başvurmadan zeytin ağaçlarını kesmeye başlaması çevrecilerin tepkisini topladı.<br />
   “ÇED raporu alamazsanız ne olacak” sorusuna, Enka Teknik ve Yönetim Müdürü Selim Özkan&#8217;ın “Şu ana kadar devlete o kadar enerji işi yapmışız. Aliağa&#8217;da kurulu 1580 megavat gücünde santralımız var. İsteyen dava açar” yanıtını verdi.<br />
   Selim Özkan, ellerinde Aliağa Kaymakamlığı&#8217;na yaptıkları başvuru sonucunda Menemen Zeytincilik Araştırma Enstitüsü&#8217;nden alınmış  ‘Zeytin ağaçlarını kesebilir veya başka bir yere nakledebilesiniz&#8217; şeklinde   izin belgesi olduğunu belirtirken, Aliağa Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Şengül &#8216;Ziraat Odası&#8217;nın olumlu görüşü olmadan hiç bir zeytin ağacı kesilemez&#8217; dedi.</font></p>
<p><font size="2">    19 yıl önce Japonlar tarafından yapılmak istenen kömüre dayalı termik santral, bu kez &#8216;santraller&#8217; olarak Aliağa&#8217;nın ve Türkiye&#8217;nin gündeminde yerini koruyor.<br />
   Aliağa Belediye Başkanı Tansu Kaya&#8217;nın çeşitli toplantılarda yapılması düşünülen termik santraller için &#8216;Çevreyi kirletmiyorsa yapılmasında bence sakınca yok&#8217; türündeki açıklamaları, santralleri yapmak isteyenleri de cesaretlendirdi.<br />
   Aliağa&#8217;da 1520 Megavatlık Doğalgaza dayalı çevrim santrali kuran ve kuruluş sırasında büyük destek gören Enka Şirketi, bu kez Çakmaklı Köyü sınırları içerisinde kömüre dayalı olarak yapmak istediği termik santral için  Çevre ve Orman Bakanlığı&#8217;na ÇED Raporu için başvuruda bile bulunmadan ağaç kesmeye başlaması tepki çekti.<br />
    Enka Teknik ve Yönetim Müdürü Selim Özkan, “ÇED raporu alamazsanız ne olacak” sorusuna, “Şu ana kadar devlete o kadar enerji işi yapmışız. Aliağa&#8217;da kurulu 1520 megavat gücünde santralımız var. Biz her türlü işlemimizi yasalara uygun olarak yaparız” yanıtını verdi. Çakmaklı Köyü&#8217;nde termik santral kurmak için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu&#8217;ndan (EPDK) lisans aldığını belirten Enka Teknik ve Yönetim Müdürü Selim Özkan,<br />
Çevre ve Orman Bakanlığı&#8217;na &#8216;Ön ÇED raporu&#8217; için her türlü evraklarının hazır olduğunu ve yakında ÇED sürecinin başlayacağını ifade etti.</font></p>
<p><font size="2"><br />
<strong> </strong></font><font size="2"><strong>ZEYTİNLERİ KESMEK İÇİN İZİN ALDIK<br />
</strong>     Aliağa  Kaymakamlığına arazideki zeytinleri kesmek veya başka yerlere nakletmek için başvuru yaptıklarını ve Menemen Zeytincilik Araştırma Enstitüsü&#8217;nden yazılı olarak izin aldıklarını belirten Enka Teknik ve Yönetim Müdürü Selim Özkan, “Başvurumuz üzerine tarafımıza verilen raporda; &#8216;Söz konusu alanda bulunan zeytin ağaçlarının başka bir yere taşınmasında veya kesilmesinde bir sakınca bulunmamaktadır&#8217; denmektedir. Biz de bu rapor doğrultusunda, nakli mümkün olmayan ağaçları kestik. Bunlarında sayısı 50&#8242;yi buluyor. Bunlarda tamamen nakli mümkün olmayan kurtlanmış ağaçlardır. Diğerlerini de başka yerlere nakledeceğiz” dedi.<br />
<strong> </strong></font><font size="2"><strong>ARAZİLER 2-3 KATI FİYATA ALINDI</strong><br />
     Aliağa &#8211; Yenifoça yolundan Çakmaklı Köyü yoluna döner dönmez sağ tarafta bulunan  yamaçtaki alanda kurulmak istenen Kömüre dayalı termik santralin 300 dönümlük arazinin dönümü geçtiğimiz yıl başlarında piyasa değeri 20-25 bin YTL iken Enka buraları 50 bin YTL.ye satın aldı. Enka&#8217;ya arazilerini satıp parayı alanlar halinden çok memnun olurken, Çakmaklı, Horozgediği, Gencelli, Kozbeyli gibi çevre köylüleri geleceklerinden endişeli.<br />
Yaklaşık 20 yıl önce bölgeye yapılmak istenilen termik santrale karşı mücadele veren, İzmir&#8217;den Aliağa&#8217;ya kadar insan zinciri oluşturan köylüler, ağaç kesimine başlanmasıyla olayın ciddiliğinin bir kez daha görmeye başladılar.<br />
<strong> </strong></font><font size="2"><strong>SON TEKNOLOJİ-AMERİKAN TEKNOLOJİSİ</strong><br />
    Enka yetkilileri kurulması planlanan termik santralın dünyada kullanılan son teknoloji ile işletileceğini ve çevreye zararı olmayacağını, mümkün olduğu kadar az zeytin ağacı keseceklerini söyleyen Enka Teknik ve Yönetim Müdürü Selim Özkan, “ÇED prosedürü uyarınca önce Çevre ve Orman Bakanlığı&#8217;ndan önce Ön ÇED oluru alınıyor ardından da ÇED hazırlıkları yapılıyor. Biz Ön ÇED başvurumuzu önümüzdeki günlerde yapacağız henüz dosyayı hazırlıyoruz” dedi.<br />
Bu yılın Ağustos ayından itibaren özellikle 2009 yılında enerji sıkıntısı çekileceğini bu nedenle Enka&#8217;nın termik santral kurma projesi geliştirdiğini ifade eden Selim Özkan, santralın inşasına gelecek yılın Nisan ya da Mayıs ayında başlamayı hedeflediklerini anlattı. Çakmaklı Köyü&#8217;nde arazi satın alırken köylülere termik santral kuracaklarını söylediklerini belirten Selim Özkan, onların da olurunu aldıklarını söyledi. “Ya ÇED raporu olumsuz gelirse?” sorusuna da Selim Özkan şu yanıtı verdi: “Danıştay&#8217;ın verdiği karar bundan 20 yıl önce yapılmak istenilen termik santrale yönelikti. O zamanki o teknolojiyle olmayacağına karar verildi ve Japonlar bavullarını toplayıp gitti. Bizim kuracağımız termik santral için de isteyen dava açabilir.”<br />
<strong> </strong></font><font size="2"><strong>2.5 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM</strong><br />
    Enka&#8217;nın Aliağa&#8217;da 2000 yılında 1580 megavatlık doğalgaza dayalı enerji santralinin ardından Çakmaklı Köyü&#8217;ne kurmayı planladığı 800 megavat gücündeki termik santral, AB&#8217;nin yaz aylarında uygulamaya koyacağı emisyon normlarında yapılacak. Toplam maliyeti 2.5 milyar dolar olacak olan santralın ilk etapta 1.5 milyar dolarlık bölümü yapılacak. Santralde Kolombiya, Endonezya, Güney Afrika ve Rusya&#8217;dan getirtilecek kömür kullanılacak. Bu kömür, dev gemilerle taşınacağı için sahile boyları 400 metreyi bulan gemilerin yanaşabileceği bir de liman inşa edilecek. Enka  Teknik ve Yönetim Müdürü Selim Özkan, yer bulmak için Samsun&#8217;dan başlayarak Aliağa&#8217;ya kadar 9 ay boyunca araştırma yaptıklarını ancak Çakmaklı&#8217;dan uygun bir yer bulamadıklarını söyleyerek, “Burası enerji ihtiyacı doruk noktada olan bir yer, ağır sanayi tesislerinin enerjiye ihtiyacı var, yetişmiş eleman bulmak kolay, ayrıca da devletin bu tür yatırımlar için hedef gösterdiği bir yer” dedi.<br />
<strong> </strong></p>
<p><strong>TEPKİLER<br />
</strong>    Ziraat Odası&#8217;nın olumlu görüşü olmadan hiç bir zeytin ağacının kesilmeyeceğini veya taşınamayacağını belirten Aliağa Ziraat Odası Başkanı ve Helvacı Belediye Başkanı Hüseyin Şengül, “3573 Zeytincilik yasasına göre zeytin ağacı koruma altına alınmıştır. Diğer ağaçlara benzemez. Yasaya göre bir zeytin ağacının kesilmesi veya başka bir yere nakledilmesi için mutlaka Ziraat Odası&#8217;nın olumlu görüşü olması gerekmektedir. Söz konusu yerdeki zeytin ağaçları ile ilgili Odamıza bugüne kadar bir görüş dahi sorulmamıştır. Bunu yapanlar yasalar önünde suç işlemiştir” diyerek konuyu yeni öğrendiğini, hemen incelemeleri yaptıktan sonra  Ziraat Odası olarak gerekli yasal işlemlere başvuracaklarını söyledi.<br />
<strong> </strong></p>
<p><strong>YENİDEN EYLEME GEÇMELİYİZ<br />
</strong>     Aliağa&#8217;daki çevre kirliği ile ilgili her konuda tepkisini gündeme getiren Yazar Hüseyin Yurttaş&#8217;da gazetemize gönderdiği yazılı açıklamada toplumsal dinamiklerin harekete geçmesi gerektiğini belirtti.<br />
Hüseyin Yurttaş açıklamasında “Bize düşen, Afrika&#8217;dan getirtilecek kömürle çalıştırılacak bu yanlış değirmenin kurulmasını ve işletilmesini, onunla meydana gelecek doğa, çevre ve insan katliamını durdurmak için bayrakları açmaktır. 1989, 1990 yıllarında olduğu gibi, hatta ondan daha güçlü bir biçimde sesimizi yükseltmenin, yeni halk hareketleri örgütlemenin tam zamanıdır. Bir gün bile duracak zaman yoktur. Önce örgütlü davranış için görüşmeler, yeni oluşumların meydana getirilmesi; sonra eylemlere. Haydi, güç birliğine, haydi direnişe” dedi.<br />
CHP: DAVA AÇACAĞIZ:189-90 yıllarında kurulması düşünülen termik santrale karşı verilen mücadelenin hukuksal boyutunu yürüten CHP İzmir Milletvekili Kemal Anadol, Şimdi de gelişmeleri yakından takip ettiğini, bir önceki termik santral hareketi gibi bir hareketi başlatmak için yeterli enerji ve güçlerinin olduğunu söyledi.<br />
Kemal Anadol, “Bu sefer yanımızda yerel yöneticiler olmayabilir, kendisi iktidarın emrindedir” dedi. İzmir Milletvekili Kemal Anadol, “Bizim Aliağa&#8217;da bu işi örgütleyeceğimiz ve yürüteceğimiz örgütümüz vardır. En kısa zamanda yürütmeyi durdurma istemiyle dava açacağız” diye konuştu.</p>
<p></font><font size="2"><em><strong>ZEYTİNCİLİĞİN ISLAHI VE YABANİLERİNİN AŞILATTIRILMASI HAKKINDA KANUN<br />
</strong>Kanun no : 3573  Madde 20 &#8211; (Değişik madde: 28/02/1995 &#8211; 4086/5 md.)<br />
 Zeytincilik sahaları daraltılamaz. Ancak, belediye sınırları içinde bulunan zeytinlik sahalarının imar hudutları kapsamı içine alınması halinde altyapı ve sosyal tesisler dahil toplam yapılaşma, zeytinlik alanının %10&#8242;unu geçemez. Bu sahalardaki zeytin ağaçlarının sökülmesi Tarım ve Köy işleri Bakanlığının fenni gerekçeye dayalı iznine tabidir. Bu iznin verilmesinde, Tarım ve Köy işleri Bakanlığına bağlı araştırma enstitülerinin ve mahallinde varsa ziraat odasının uygun görüşü alınır. Bu halde dahi kesin zaruret görülmeyen zeytin ağacı kesilemez ve sökülemez, İzinsiz kesenler veya sökenlerden ağaç başına iki milyon liradan beş milyon liraya kadar hafif para cezası alınır. Kesilen ve sökülen ağaçlar müsadere edilir.         </em></font></p>
<p><font size="2"><strong>                                                                                                                                                                                          Aliağa EKSPRES</strong></font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://doganin.melektozlari.com/ced-raporu-alinmadan-zeytinler-kesildi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

