Madencilere ‘Gazetecileri Atlatma’ Taktiği

Çevre bürokratı, madenciye ‘medyaya yakalanmama’ yolunu gösterdi. Madenciye yönelik davaları düşürecek yönetmelik hazırladıklarını anlattı. Maden bürokratı, yeterince denetlemeden 2007’de 12 bin ruhsat verdiklerini belirtti.

Maden Türkiye 2008 Fuarı kapsamında düzenlenen ‘Madencilik Sektörü Orman İlişkileri’ paneli, bürokratların ilginç konuşmalarına sahne oldu. Çevre Bakanlığı Orman Genel Müdür Yardımcısı Kemal Kara, medyadan yakınarak, “Medya anayolda devam ederken hemen fotoğrafı çekiyor, fırsat bu diyor. Medyayı tepenin arkasına götürseniz gitmez” dedi. Kara, imkân varsa madenciliği ‘o taraflarda’ yapmayı önerdi.


Mevcut düzenlemede bazı yasadışı madencilik faaliyetleri için hapis cezası öngörülmesinden rahatsız olduklarını belirten Kara, “Arkadaşımıza hep diyoruz ki, yeni düzenleme olacak, sakın yasal işlem yapmayın” şeklinde konuştu.
Kara yeni düzenlemeyle ilgili olarak ise “Şöyle bir şeye karar verdik. Şu davalar biraz devam etsin de topluca hepsini karşılayacak bir yönetmelik değişikliği yapalım” dedi.

‘Medyayı boğalım’

Madencilere beraber hareket edelim diyen Kara, salondan yükselen ‘Medyayı boğalım’ sesleri üzerine, “Boğalım da, bu biraz da imkân meselesidir” dedi.
Maden İşleri Genel Müdürlüğü Koordinasyon Daire Başkanı Mehmet Tombul da eleman sıkıntısını dile getirdikten sonra, “2007’de 12 bin arama ruhsatı düzenlenmiş. Bu kadar ruhsat veren bir kurumun 250 tane teknik elemanla Türkiye çapında denetleme imkânsızlığını takdir edersiniz. Sahalar yeterince denetlenemeden ruhsatlar verildi” dedi.

Kemerburgaz’da maden işletmesi olan Milten Madencilik Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Ökten de medyanın fotoğrafları gökyüzünden çektiğine işaret ederek, “Eskiden top atış sahasıydı, uçuş yasaktı, rahattık” dedi. Ökten’in bu sözleri salondakiler tarafından alkışlandı.

Arkadaşlara ‘Düzenleme olacak, sakın işlem yapmayın’ diyoruz

Çevre Bakanlığı Orman Genel Müdür Yardımcısı Kemal Kara:

“Bize şu söyleniyor: ‘Genel Müdürlük ormanları korumakla görevli değil midir?’ Evet. (…) Birinci görevimiz korumak. Ama biz aynı zamanda şuna inanırız. Cenab–ı Allah insanoğlunu yarattığı zaman onu merkeze koymuştur ve bütün diğer yaratıkları onun emrine vermiştir. Ve insanoğlu da akıllı bir şekilde koruma kullanma dengesine mutlaka dikkat ederek bu kaynaklardan istifade edecektir.
(…) Altın aranıyor. Medya gidiyor orada kesilen 3-5 tane ağaca zoom yapıyor. (…) Dolayısıyla bizim de sıkıntımız var. Kendimizi anlatma konusunda işbirliği yapmalıyız. (Salondan sesler: ‘Veya medyayı boğalım’) Boğalım da bu biraz da imkân meselesidir.

‘Dernek çalıştırmıyor’

(…) Bu ülkede çevre bilincinin arttığını kabul edeceksiniz. Artmalı da. Bugün aldığınız izinlerin bir çoğunu 1-2 sene sonra alamayacaksınız. İzin verdiğimiz yerler de var. İzin veriyoruz orada çevre derneği şu bu sizi orada çalıştırmıyor.
(…) Bir rehabilitasyon projesi meselesi çıkarttık. İstanbul’da maden sektörü tıkanmıştı. Sayın bakanımız izin vermiyor. Onda da bir hassasiyet var. Baskılar var. İstanbul’u iyi tanıyor. İstanbul’a havadan bakanlar bazı ormanların tahrip edilmiş olduğunu göreceklerdir. Sadece siz mi hatalısınız. Hayır biz de hatalıyız.
(…) Hapis cezası konusunda tabi biz de rahatsızız. (…) Bir taraftan meslektaşlarımız zabıt tutsalar madenci hapse girecek. Zabıt tutmasalar görevi ihmal suçuyla karşı karşıyalar. Büyük sıkıntıdayız. Arkadaşımıza hep diyoruz ki, yeni düzenleme olacak, sakın yasal işlem yapmayın.

Yönetmelik değişikliği

(…) Açılan davalar konusunda yönetmelik değişikliği hazırladık. Şöyle bir şeye karar verdik. Şu davalar biraz devam etsin de topluca, hepsini karşılayacak bir yönetmelik değişikliği yapalım.

(…) Şehirlerin, kasabaların arka görünümlerinde bu işi yapmak varken.. İmkân varsa gelin bunu önde yapmayalım, o taraflarda yapalım, insanlar rahatsız olmasın diye düzenleme yapılması daha mâkul olmaz mıydı? İnsanların sinir ucu bu işte. Medyaya düşen de bu işte. Medya gidiyor, anayolda devam ederken hemen fotoğrafı çekiyor, fırsat bu diyor. Medyayı bir tepenin arkasına götürmek isteseniz gitmez.

Antalya’da yangın oldu, 5 meslektaşımız yandı, incelemesine gittik, basın mensupları 500 metre dereye inmediler, geldiler çelenk fotoğrafı çektiler. Şöyle bir manşet attılar: Yangının içersine iplerle insanları attılar. Fırsat vermeyelim.”

‘Ruhsatlar, denetlenemeden verildi’

Maden İşleri Genel Müdürlüğü Koordinasyon ve Dış İlişkiler Daire Başkanı Mehmet Tombul:

“(…) 2007’de, yaklaşık 12 bin arama ruhsatı düzenlenmiş. Yasa gereği her boş olan yere ruhsat düzenliyorsunuz.
(…) Bu kadar ruhsat veren bir kurumun 300 tane hatta 250 tane teknik elemanla Türkiye çapında denetleme imkansızlığını da sizler herhalde takdir edersiniz. Bu kapsamda bu sahalar yeterince denetlenemeden ruhsatlar verildi. Bunların faturası da madenciliğe mal edildi.
(…) Ankara’dan 81 ildeki maden ocaklarını denetlememiz mümkün değil. Yerel yönetimler bu tür kaçak sevkiyatları önlemek zorundalar.”

MİLLİYET


Ufuk Agun tarafından eklenmiş son yazılar:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir