Altın’cı Filoyu Tenekeyle Kovaladılar

Kızılelma Köyü

Kazdağları’nda yapılmak istenen altın işletmeciliğine karşı direnişte olan yöre halkı bir zafer daha kazandı. Çan ilçesine bağlı Kızılelma Köyünde altıncılar tarafından yapılmak istenen iki ayrı ÇED halkı bilgilendirme toplantısı, köylünün yoğun tepkisi üzerine yaptırılmadı. Onlarca jandarmanın Çanakkale ve diğer köylerden gelenleri Valinin talimatı ile sokmamaya çalıştığı köye tepelerden, tarlalardan girilirken, köylüler altıncı şirketin adamlarını teneke çalarak köylerinden kovdular.

Kaz Dağları’nın Suyuna Göz Diktiler

Kaz Dağları’nda altın işletmeciliğine hazırlanan şirket, gerekli su ihtiyacının karşılanması için baraj yapılmasını istedi. Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, ilin su kaynakları üzerine kurulacak barajın, 400 bine yakın kişinin su gereksinimini olumsuz etkileyeceğini belirtti.

 

Okumaya devam et

AKP, altın tekellerine kol kanat gerdi

Biga- Elmalı Köyü

 

Kazdağları ve bölgede yaşayan halk, ‘altın madenciliği’ adı altında yapılan çalışmalar nedeniyle ciddi tehdit altında bulunurken; CHP Çanakkale Milletvekili Serdar Soydan, konuyla ilgili Meclis Araştırması açılmasını istedi. Önerge üzerine söz alan İstanbul Milletvekili Levent Tüzel de, “Kazdağları sondajlar nedeniyle adeta delik deşik edilmiş durumda” dedi.Önerge AKP’lilerin oylarıyla reddedildi.

 

Okumaya devam et

BASININ VE KAMUOYUNUN DİKKATİNE !

                                    BASININ VE KAMUOYUNUN DİKKATİNE

          KAZDAĞLARINDA SİYANÜRLE ALTIN MADENCİLİĞİ İSTEMİYORUZ !

          Ülkemizin % 50 sinden fazlası küresel sermaye tarafından maden aramaları(özellikle altın ve gümüş) gerekçe gösterilerek  onur kırıcı ruhsat bedelleri karşılığı ipotek altına alınmıştır.

Okumaya devam et

Kirli Savaş ve Doğa

Bir yürek vuruşu gibi suların, yitip giden yaşamların, bunca acıların ve hüzünlerin adını koymaya çalıştık hep.
Yumuşak ve adsız mevsimleri ararken biz hep gece nöbetlerini düşündük.
Hakkâri’de dün sabaha karşı 11 şehit verdik. 15 askerimiz de yaralandı.
Ülkeyi yönetenler “demokratik açılım” diye diye eli kanlı terör örgütünün bölgede cirit atmasına neden olmadılar mı?
Analar, babalar, kardeşler, sevgililer… Yüreğinde insan ve yaşam sevinci olanlar…
Artık “dur” diyelim bu kirli savaşa.
Hayallerimiz yıkıldı… Çocuklarımız öldü…
Bir türlü anlatamadık PKK’nin ayrılıkçı bir terör örgütü olduğunu… Demokratik, kültürel, sosyal haklar peşinde olmadığını…
Hiç duydunuz mu Kürt kökenli siyasetçilerin, “sağlıklı çevrede yaşam hakkı” dediğini?
Kirpikleri tutuşmuş çocukların, kuşların, rüzgârın hışırtısında eğilen dalların şarkılarını dinlerken içimizden vurulduk.
Bilinmeyen bir kentin kapısına gelip durduk kendi sevinçlerimizi ve umutlarımızı çoğaltırken, acılarla karşı karşıya kaldık.

Okumaya devam et

Yarasaların Öcü

   F.Baykurt, 1954 yılında yayınladığı  yapıtında bize,  insanların ve yılanların yaşadıkları çevreye müdahale edildiğinde, köy ortamında ortaya çıkan toplumsal ve fiziksel çatışmayı, yerel dille  anlatır.
   Yuva canlılar için önemlidir. Yaşama eyleminin başladığı, gerektiğinde sığınıldığı, üreme işlevinin yerine getirildiği, türün sürekliliğinin sağlandığı yataktır. Yuva canlı varlıkların var oldukları ilk çevredir.
   İnsanlığın toplumsal deyişlerinde, her dilde,  “yuva bozmak”  olumsuz bir davranış olarak kabul edilir, hatta lanetlenir.

 

Okumaya devam et

Yarasaların ölümü, zeytinciliğin de sonu olacak !

” Yarasa deyip geçmeyin!  ”

 
  Bu sözler Prof. Dr. İsmail Duman’a ait. İ.T.Ü Kimya Metalurji Fakültesi öğretim üyesi Duman, yapımı tamamlanarak su tutması için son hazırlıkların yapıldığı Havran Barajı’nın 72 metreyi bulan gövde yüksekliğinden 10 binlerce yarasanın yuvası olan mağaralara bakarak söylüyor bu sözleri.

 

Okumaya devam et