Yanan Yürekler…
Ekleyen Alper Arın
Yaz mevsiminin gelmesiyle yine bir konu hasıl oldu akıllarda.
Orman yangınları…
Yanan sadece bir bitki örtüsü olsa keşke, birçok canlının doğal yaşama alanı, söz konusu ormanın ilişkili olduğu çevre, kısacası tüm ekolojik ortam etkilenen ! Bu sebeple klasik ifade olan ” ciğerlerimiz ” den fazlası yanan.
Yanan yürekler !
Bu derece önemli, bir coğrafya için ormanlar. Gelgelelim her yaz ülkemizde, irili ufaklı - bazıları hatırlarda kalıcı izler bırakan - yangınlar meydana gelmekte. Yürekleri burkan o görüntüleri izleyip de üzülen bizler, ne var ki yaz bitince bu tabloları unutan yine bizler ! Ne yazıktır, o kara tablo ile başbaşa kalan çevre halkından ve gönüllülerden başka ortalarda gayret içerisinde gözüken kalmıyor bir süre sonra. Başta da vurguladığım gibi yanan sadece bir bitki topluluğu değil - ki bu bile başlı başına vahim bir tablo - maalesef, yanan ekolojik ortamın candamarı ” ormanlar ” . Biraz daha açacak olursak, sözlüklerde ” ekolojik ortam ” ın karşılığına bakmak yeterli olacaktır bence :
” Canlılar arasındaki bağlantıların, ilişkilerin kurulduğu yer, çevre. “
Ne kadar farkındayız bilmiyorum ama bu canlılar arasında, evet ilk akla gelenler kuşlar, çiçekler, böcekler ve daha niceleri olsa da bizler, yani insanlar da büyük resme bakıldığında, bu ” çevre ” ye tabiyiz.
Ama yaradılış gereği bu canlılar içerisinde en bilinçlisi olmamız gerekirken en vurdumduymazı olmayı mı seçmişiz ne ? ! Sanki bu rolü üstlenmişiz, hatta bir adım ileri giderek başrole soyunmuşuz katledişte de !
Sözün özü, geçmiş yazlarda olanlar için yapılacak pek birşey kalmadı, yapılanlar da yapıldı, yapılıyor..
Ama zaman ileri akıyor ve gelecek günler, varolanları korumak bizim elimizde, biraz daha dikkatli ve duyarlı olmaya bakıyor ! İkincisini benimsemek ilkini getiriyor zaten. Unutmayalım;
Bugünden yarına çiçekli bir yol uzanır . . . . . . . . . .
Dilerseniz yorumunuzu ekleyin